Niyet ne? Faşing mi?
Utanmadan Çanakkale şehidlerimizin baş ucunda içkili alem yapan CHP'nin sabıka kaydında yazılı 1962 Kadeş rezaleti de unutulmayacaktır.
Niyet ne? Faşing mi?
Araştırmacı gazeteci-yazar Mustafa Armağan, sosyal medya hesabından, CHP’lilerin Çanakkale’de Adalet Kurultayı, rezalet görüntülere sahne olması sonrası tarihi paylaşımlarda bulundu:
Utanmadan Çanakkale şehidlerimizin baş ucunda içkili alem yapan CHP'nin sabıka kaydında yazılı 1962 Kadeş rezaleti de unutulmayacaktır.
18 Mart 1962’de tarihe “Kadeş rezaleti” diye geçen, gençliği Çanakkale’yle buluşturma gezisi düzenlenmişti.
Kadeş adlı vapura doldurulan kızlı erkekli bin kadar genç, sözümona çağdaş gençlik dernekleri tarafından özel olarak seçilmişti.
İşin tuhafı, gemiye yalnız genç kızlar ve erkekler değil, aşırı miktarda içki de doldurulmuştu.
Düşünün, Çanakkale şehitlerini ziyarete gidiyorsunuz, anne ve babaları yanlarında olmayan bir gemi dolusu genç ve kasalarla içki alarak...
Niyet ne? Faşing mi?
Yolculuk beklenebileceği gibi tam bir rezaletle sonuçlandı. Sarhoş olup gece boyu dans eden, yerlerde sızan, olmadık cinsel rezaletlere imza atan bu seçkin gençliğin Çanakkale’ye çıktığında ayık gezebildiğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Cümbür cemaat lokantalara dalmışlar içkiler, naralar gırla devam etmiş ve bin kişi içinden Çanakkale şehitliklerine gidecek topu topu 40-50 genç ancak bulunabilmişti.
Bir süre kamuoyundan saklanmaya çalışılan, ancak bir gazetecinin ifşasıyla deşifre edilen bu rezaletin perde arkası, zamanın gazetelerinde günlerce yazılıp çizilmiş ve ‘şok fotoğraflar’ basına malzeme olmuştu. Gemide bulunan bir genç yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: “Gemi hareket eder etmez gençler gruplar halinde içki içmeye başladılar. Erkeklerin öz. kızları sarhoş etmeye çalıştıkları belli oluyordu.
Sarhoş olan kızlar, bir süre dans ettikten sonra erkekler tarafından dışarı çıkarılıp karanlık yerlere götürülüyor, daha sonra beraberce dönüyorlardı. İstisnasız bütün masalarda kumar oynanıyordu. Kaptan gelip kumar kâğıtlarını toplamak istediyse de vermediler.
Kaptan gelip kumar kâğıtlarını toplamak istediyse de vermediler. Kendilerine karışmak isteyen birkaç görevliye “Biz Atatürk’ün yolundayız bize kimse karışamaz” diyorlardı. “Dağ Başını Duman Almış” marşı, sarhoş naralarına karışıyordu. Dönüşte de aynı rezalet devam etti.
“Dağ Başını Duman Almış” marşı, sarhoş naralarına karışıyordu. Dönüşte de aynı rezalet devam etti. Hatta bir grup genç, kapının önüne masa ve sandalye yığmak suretiyle bir koridoru kapatıp lambaları söndürmüşler, içeride çılgınlar gibi eğleniyorlardı.
Birkaç kişi içki komasına girmiş, üç genç kız bekaretini yitirmiş, evlerine ağlayarak dönmüşlerdi.”
Geziden önce 1 milyon 700 bin liraya özel olarak dayanıp döşetilen Kadeş vapurunun mahvolduğunu gören ‘öteki gençler’, CHP’nin 40 yılda gençliği ne hale getirdiğinin hesabını sormaya giriştiler. Çanakkale şehitlerinin ruhlarını şâd edecek gezilere katılanların sayısı, bu bu toprakların itilen, kakılan, ezilen, adam yerine konulmayan ama ataları için bir şey yapamadığı için vicdanı kanayan ‘öteki çocuklar’ tarafından milyonlara vardırıldı. “Kadeşrezaleti”ni icra edenleri değil, altyapısını hazırlayanları silipsüpürenler onlardan başkası değildi Çanakkale kolay kazanılmamıştı. Ama ikinci Çanakkale zaferi dediğim Çanakkale'nin millileştirilmesi savaşı da kolay kazanılmadı.