Üst Header Banner Reklam
 
AK PARTİ İSTANBUL MİTİNGİ
Düşman işgali geldiğinde gemiler düşman gemileri İstanbul önlerine geldiğinde geldik gibi giderler diyen Gazi Mustafa Kemal’e ve İstiklal şehitlerine selam olsun. İstiklal Marşımızın Şairi Mehmet Akif Ersoy’a selam olsun. Manevi üstatlarımıza selam olsun. Ebu'l Vefa'ya, Yahya Efendi’ye, Aziz Mahmud Hüdayi’ye, Akşemseddin’e selam olsun. Bu topraklarda Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıran, daha sonrada hemen önümüzde Yassı Ada’da şehadete yürüyen Adnan Menderes’e selam olsun. Milletin adamlarına selam olsun.
1.06.2015 10:27:00
Bu haber 1323 kez okundu
AK PARTİ İSTANBUL MİTİNGİ

BAŞBAKAN DAVUTOĞLU’NUN  İSTANBUL  MİTİNGİ KONUŞMASI

 Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İstanbul Mitingi konuşması- video

Başbakan Davutoğlu’nun İstanbul Mitingi konuşmasının tam metni

Selam olsun, selam olsun, selam olsun, Rabbimizin Cemal ismiyle dünyanın en güzel şehri kıldığı aziz İstanbul’a selam olsun. İstanbul’un havasına, suyuna, toprağına, güneşine, Anasır-ı erbaaya selam olsun. Yeditepe’ye selam olsun, Boğaziçi’ne selam olsun, İstanbul’un şafağına, grubuna selam olsun. İstanbul’u müjdeleyen o yüce Peygamber’e salatu selam olsun. O müjde ile bu mekanı şereflendiren Ebû Eyyub El-Ensârî’ye selam olsun. Ve müjdeyi hak etmek için ya İstanbul beni alır, ya ben İstanbul’u diyen Fatih Sultan Mehmet Han’a selam olsun. İstanbul’u yedi iklime merkez kılan Osmanlı sultanlarına, Nizami Alem sultanlarına selam olsun. İstanbul’u çiğil çiğil kubbelerle, mescitlerle bezeyen mimarımızın üstadı Mimar Sinan’a selam olsun. Şair Nedim’e selam olsun, Bu şehr-i İstanbul ki bi misl ü behâdır. Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedadır Şair Nedim diyor. Ve dahi müstevliler, sömürgeciler İslam dünyasına geldiğinde bu diyarı, bu mekanı bütün mazlumların yöneldiği Dersaadet yapan Sultan Abdülhamit Han’a selam olsun.

Düşman işgali geldiğinde gemiler düşman gemileri İstanbul önlerine geldiğinde geldik gibi giderler diyen Gazi Mustafa Kemal’e ve İstiklal şehitlerine selam olsun. İstiklal Marşımızın Şairi Mehmet Akif Ersoy’a selam olsun. Manevi üstatlarımıza selam olsun. Ebu'l Vefa'ya, Yahya Efendi’ye, Aziz Mahmud Hüdayi’ye, Akşemseddin’e selam olsun. Bu topraklarda Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandıran, daha sonrada hemen önümüzde Yassı Ada’da şehadete yürüyen Adnan Menderes’e selam olsun. Milletin adamlarına selam olsun. Burada Türkiye’de demokrasi mücadelesiyle ilk sivil Cumhurbaşkanımız olan Turgut Özal’a, 28 Şubat’ın savunan adamı liderimiz rahmetli Necmettin Erbakan Hocamıza selam olsun. Selam olsun, bu zor günlerde bu topraklarda vicdanı, imanı hakim kılmak için büyük bir gayretle tek parti zulmüne karşı direnmiş bütün manevi üstatlara, Süleyman Hilmi Tunahan’a, Mehmet Efendi Hazretlerine, Sami Efendi Hazretlerine, Mahmut Efendiye selam olsun. Ve tabi İstanbul deyince aşkla, şevkle, muhabbetle andığımız, bu şehrin kaderini değiştiren, bu şehre Belediye Başkanı olduktan sonra bu şehrin her bir köşesine mührünü vuran kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a selam olsun.

Değerli kardeşlerim, bütün bu yolda kurucu Genel Başkanımızla yürüyen, şimdi de benimle dava arkadaşlığı yapan siz kardeşlerime AK kadrolara selam olsun. İstanbul bizim için bir aşktır, bir sevdadır bunu herkes bilir. Çocukluğumuz Fatih sokaklarında geçti, adım adım öğrendik İstanbul’un yollarını, manevi dergahlarını. Daha sonra okuduğum lise dolayısıyla İstanbul’un kalbinde Bab-ı Ali’de bulundum İstanbul Lisesinde. Divan yolunda sahaflarda Osmanlı mirasını gördüm her bir taşını ezberledim, her bir taşına aşık oldum İstanbul’a benim en büyük hocama selam olsun. Ve dahi İstanbul’un her bir köşesine selam olsun. Adalara selam olsun, Arnavutköy’e selam olsun, Ataşehir’e selam olsun, Avcılar’a selam olsun, Bağcılar’a selam olsun, Bahçelievler’e selam olsun, Bakırköy’e, Başakşehir’e, Bayrampaşa’ya selam olsun, Beşiktaş’a selam olsun, Beykoz’a selam olsun, Beylikdüzü’ne selam olsun, Beyoğlu’na, Büyükçekmece’ye, Çatalca’ya selam olsun, Çekmeköy’e selam olsun, Esenler’e, Esenyurt’a selam olsun, Eyüp’e selam olsun, Ebû Eyyub El-Ensârî’nin diyarı Eyüp’e selam olsun ve İstanbul’un kalbi, mührü Fatih’e selam olsun, Gaziosmanpaşa’ya selam olsun, Güngören’e selam olsun, Kadıköy’e selam olsun, Kağıthane’ye, Kartal’a, Küçükçekmece’ye selam olsun, Maltepe’ye selam olsun buradayız, Maltepe’ye selam olsun, Pendik’e selam olsun, Sancaktepe’ye selam olsun, Sarıyer’e selam olsun, Silivri’ye, Sultanbeyli’ye selam olsun, Sultangazi’ye selam olsun, Şile’ye, Şişli’ye selam olsun, Tuzla’ya selam olsun, hac yolunun başlangıcı Üsküdar’a selam olsun. Ümraniye’ye selam olsun, Zeytinburnu’na selam olsun, İstanbul’un her bir köşesine selam olsun. İstanbul bizim tarihimizin özetidir, bizi öğrenmek isteyen İstanbul’a bakacak. İstanbul bizim kimliğimizin özetidir, bizi görmek isteyen İstanbul’a bakacak. İstanbul bizim milletimizin hülasasıdır, bizi anlamak isteyen İstanbul’a bakacak. İşte İstanbul işte İstanbul, bir mahşeri kalabalık içinde, bir mahşeri topluluk olarak yeniden AK Parti’ye, bizim kutlu yürüyüşümüze sahip çıkıyor. İstanbul sana teşekkür ediyorum, seni selamlıyorum İstanbul.

Aziz İstanbullular, bu benim 41’inci mitingim, 40 mitingi geride bıraktık önümüzde 40 miting daha var. Planlarken dedim ki, arkadaşlar 41’inci mitingi İstanbul’da yapacağız ve işte 41’inci mitingin 41 kere maşallah topluluğu yüce Al Bayrağımızı açıyor şahit olsunlar. Düşünün ve bilin ki aramızda fark budur, diğer siyasi partilerle fark budur. Biz son iki hafta içinde Erzurum’da da bu bayrağı dalgalandırdık, Bitlis’te de Al Bayrağı dalgalandırdık, Muğla’da da, Aydın’da, Rize’de de ülkenin her bir köşesinde Al Bayrağı dalgalandırdık. Ama onlar sadece belli bölgelere giderler.

Aziz İstanbul, biz bu Al Bayrağı dünyanın her köşesinde dalgalandırdık, çünkü bizim için her yer Türkiye. Bizim her yer (“Türkiye” sesleri) Bizim için her yer (“Türkiye” sesleri) Bizim için her yer (“Türkiye” sesleri) Onun için şimdi soruyorum Erzurum burada mı? (“Burada” sesleri) Hakkari burada mı? (“Burada” sesleri) Edirne burada mı? (“Burada” sesleri) Rize burada mı? (“Burada” sesleri) Muğla burada mı? (“Burada” sesleri) Konya burada mı? (“Burada” sesleri) Kayseri burada mı? (“Burada” sesleri) Türkiye’nin her köşesi burada mı? (“Burada” sesleri) Ve dahi Üsküp burada mı? (“Burada” sesleri) Saraybosna burada mı? (“Burada” sesleri) Filistin burada mı? (“Burada” sesleri) Kerkük burada mı? (“Burada” sesleri) Bugünlerde demokrasi mücadelesi veren Kahire burada mı? (“Burada” sesleri) İşte davamızın adı budur. Biz her yerde aşkla, sevdayla bu Al Bayrağı dalgalandırıyoruz.

Şimdi gelin aramızdaki farkları birer birer ortaya koyalım. 2-3 haftadır sürekli olarak şunu soruyorum muhalefet liderlerine sürekli olarak: Diyor ki, mademki millete hizmet etme iddiasındasınız. Eğer millet size emaneti tevdi etmezse, yani seçimi kazanamasanız, birinci parti olamazsanız istifa hazır mısınız diyorum, cevap yok cevap yok. Ama ben söylüyorum, aziz İstanbul son üç genel seçimde bize emaneti veren İstanbul yanımızda mısınız? ("Evet" sesleri) Arkamızda mısınız? ("Evet" sesleri) Önümüzde misiniz? ("Evet" sesleri) Onun için diyorum ki, biz iktidar olamazsak ben bu görevi başka bir asil arkadaşıma veririm devrederim. Fark ne biliyor musunuz? Çünkü biz kazanacağımızı biliyoruz. Çünkü bu İstanbul’un desteği, duası arkamızda. Ama ben böyle deyince Kılıçdaroğlu ne dedi? Yine de yuhalamayın vakti gelince dersini sizden alacak daha çok şey soracağız ona çok şey. Diyor ki, oyumu muhafaza edersem istifa etmem, yani bütün derdi yüzde 25’lerde, 24’lerde kalmak. Devlet Bahçeli’de dedi ki, eğer oy kaybetmezsem başarılı sayılırım. Öbürküsü HDP’nin Eş Başkanı diyor ki, barajı geçersem başarılı sayılırım. Hiç birisi hiç birisi iktidar olurum diyemiyor, çünkü millete güvenmiyorlar. Peki, ne yapmak istiyorlar? Üçü ve arkalarındaki paralel çete bir araya gelip dörtlü bir koalisyonla AK Parti’yi engellemeye çalışıyorlar. Be ey gafiller, İstanbul bizim arkamızdayken bizi engelleyebilirler mi? ("Hayır" sesleri) Biraz sonra tek tek hangi zorluklarımızdan geçtiğimizi paylayacağım sizlerle. Allah aşkına milleti arkasına alanları durdurabilirler mi? ("Hayır" sesleri) 7 Haziran’da bunlara bir ders verecek miyiz? ("Evet" sesleri) Verecek miyiz? ("Evet" sesleri) İstanbul, 7 Haziran’da yeni bir fethe hazır mıyız? ("Evet" sesleri)

Niye böyle diyorlar biliyor musunuz? Onların akıl hocaları yurt dışındaki akıl hocaları, işbirlikçileri diyor ki, AK Parti’yi durdurun, engelleyin. Dün Bursa’da da zikrettim hani gençlerimiz bilir, üniversite sınavlarında 4 yanlış 1 doğruyu götürür. Bunların hesabı 4 yanlış yan yana gelecek 1 doğruyu yani AK Parti’yi götürecek öyle mi? Götüremezler. Biz ise diyoruz ki, burası siyaset meydanı, burada üniversite sınavı değil, siyaset sınavı var. Burada 1 doğru, 4 yanlışı götürür 4 yanlışı. 1 doğru hangisi? Elif gibi duran AK Parti. 1 doğru hangisi? ("AK Parti" sesleri) Hangisi? ("AK Parti" sesleri) Peki, 4 yanlış CHP milletle kavgalı bir parti. HDP Kudüs Yahudilerin kutsal mekanıdır diyecek kadar tarih cahili, kültür, kimlik yoksunu birisi. MHP öbür tarafta 2002’de koltuğu dönem bitmeden terk etmiş, şimdi tekrar koltukları bölüyor. Bu millet kendisine tevdi edilen emaneti bırakıp kaçanlara bir daha emanet verir mi? ("Hayır" sesleri) Verir mi? ("Hayır" sesleri) Dördüncü yanlış bütün bunları bir araya toparlayıp da AK Parti’yi durduracağını zanneden paralel çete ve arkasındakiler. Aziz İstanbul, gelin bir ses verin diyoruz ki biz, 1 doğru tevhit doğrusu, vahdet doğrusu 4 yanlışı götürür götürür, tarihe gömer. Bu 4 yanlışı siyasi tarihe gömecek miyiz? ("Evet" sesleri) Onlara gidin kendi yanlışlarınızla kendi köşenizde oturun diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Onlara ve arkasındakilere biz elif gibi duranların peşindeyiz diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Üçgen bunlar üç parti bir de paralel var geometrinin her şekli. Onlara karşı biz Sırat-ı Müstakim düz bir yolun yolcusuyuz diyecek miyiz? ("Evet" sesleri)

 Bakın biraz daha açalım biz diyoruz ki, iktidar olacağız niye olmak istiyoruz? Millete hizmet etmek için. Onlar diyor ki, biz sizi engelleyeceğiz. (“Türkiye seninle gurur duyuyor” sesleri) Biz de sizlerle gurur duyuyoruz. Bu aşkla, bu şevkle gelen kardeşlerimizle gurur duyuyoruz.

Aradaki fark ne biliyor musunuz? Biz siyasetin öncüsüyüz, öznesiyiz, bizim iddiamız var, bizim hedeflerimiz var. Onlar ise siyasetin nesnesi. Bizim arkamıza takılıp nal toplamaktan başka yaptıkları bir iş yok. Meseleleri bizim engellemek, bizi durdurmak. Ama biz kutlu bir yolun yolcusuyuz, gelin bu yolun bazı ilkelerini paylaşalım.

Bir, biz diyoruz ki, biz birlik yolcusuyuz, vahdet yolcusuyuz. İki, biz diyoruz ki, biz hürriyet yolcusuyuz, özgürlük, demokrasi yolcusuyuz. Üç, biz diyoruz ki, bir bereketin, dirliğin, ekonomik kalkınmanın yolcusuyuz. Dört, biz diyoruz ki, biz kudretli ve şefkatli, izzetli yeni Türkiye’nin yolcusuyuz. Onlar ne diyorlar? Onların bir iddiaları yok, onların bütün derdi Sayın Cumhurbaşkanımızla ve benimle uğraşmak. Bilmiyorlar ki, biz böyle uğraşmaları çok gördük, güler geçer yolumuza devam ederiz Allah’ın izniyle.

Gelin önce birlikten başlayalım. Bakın 40 gündün yollardayız bazen iki bazen üç, bazen dört miting yapıyoruz dur durak yok. Ama Bitlis’te ne söylüyorsak Muğla’da onu söylüyoruz. Bitlisli kardeşim, Muşlu kardeşim bizi nasıl kucaklıyorsa Uşaklı, Kütahyalı kardeşimizde öyle kucaklıyor mahşeri kalabalıklarla beraberiz mücadelemizi yürütüyoruz. Ama onlar biz dediklerinde ya bir etnik grubu, ya bir mezhebi, ya bir bölgeyi kast ediyor. Bakıyorsunuz CHP milletvekili çıkaramamış 33 ilde yok. Biz 81 ilin 79’unda milletvekilimiz var, bu sefer 81’de 81 yapacağız inşallah. MHP’ye bakıyorsunuz 45 ilde milletvekilleri yok Türkiye’nin yarısında ismi olmayan bir hareket kendisine milli bir hareket diyebilir mi? ("Hayır" sesleri) HDP’ye bakıyorsunuz Kürt vatandaşlarımızı istismarla meşgul. Benim o dindar, o imanlı Kürt kardeşlerim Kudüs Yahudilerindir diyene prim verir mi? ("Hayır" sesleri) Gidip ona bir ders vermez mi? Kudüs Miraç günü bizim mukaddemizdir diyemeyecek mi? Allah’ın izniyle derslerini alacaklar, şimdi onlar parçalı ifadeler. Bahçeli diyor ki bana hitaben Doğu’da mele Ahmet, Batı’da Yörük Türkmen Ahmet. Eksik diyor Erzurum’daydım bana Dadaş Ahmet dediler. Sivas’taydım Yiğido Ahmet dediler. Elazığ’a gittim Gakkoş Ahmet dediler. Aydın’daydım, Muğla’daydım Efe Ahmet dediler. Doğru onun için kızıyor Bahçeli. Osmaniye’de de Yörük Beyi, Türkmen Beyi diye karşıladılar. Şimdi şu birliği göstermek için hem CHP, hem HDP, hem MHP duysun diye buradan İstanbul’un bu mahşeri kalabalığından bir ses verelim mi? ("Evet" sesleri) Duysunlar mı ki burada bütün bir millet var hadi o zaman. Dadaşlar burada mı? (“Burada” sesleri) Yiğidolar burada mı? (“Burada” sesleri) Efeler burada mı? (“Burada” sesleri) Yörükler, Türkmenler burada mı? (“Burada” sesleri) Karadeniz’in yiğit uşakları burada mı? (“Burada” sesleri) Burada mı? (“Burada” sesleri) Kürt, Zaza yiğitler burada mı? (“Burada” sesleri) Rumelililer, Evlad-ı Fatihan burada mı? (“Burada” sesleri) Kafkasya’nın çocukları, Şeyh Şamilin torunları burada mı?(“Burada” sesleri) Burada mı? (“Burada” sesleri) Evet, bir tek bu meydanda, çünkü hadi duysunlar, bizi her yer (“Türkiye” sesleri) Bize her yer (“Türkiye” sesleri)  Bize her yer (“Türkiye” sesleri) İşte biz bu nidayı Hakkari’de de seslendiriyoruz, Edirne’de de. Bize meydan okuyanlar önce çıksınlar Türkiye’nin her yerinde bu nidayı seslendirsinler, sonra gelip er meydanında hesaplaşalım. Biz hesaplaşmaya varız. Çözüm süreci bağlamında da bütün meselemiz milli birliği, beraberliği ihdas etmektir. Bu nifak tohumu ekenlere karşı inadına milli birlik, milli beraberlik diyecek miyiz? ("Evet" sesleri)

Dün Balıkesir’deydim Kuvayı Milliyenin ateşinin atıldığı yerde Kuvayı Milliye bayrağını taşıyan AK Parti kadroları Kuvayı Milliyeyi 2023’e taşıyacak mıyız? ("Evet" sesleri) İşte bizim milli birliğimiz beraberliğimiz bu. Çanakkale Savaş’ında, Sarıkamış’ta omuz omuza olanları kimse kimse bölemez ayıramaz. Biz biz dediğimizde 78 milyonu kast ederiz, başkaları gibi şu veya bu etnik grubu, şu veya bu mezhebi kast etmeyiz. Dolayısıyla, birliğimizin adresi AK Parti. Vahdetimizin adresi ("AK Parti" sesleri) Milli birliğin, beraberliğin adresi ("AK Parti" sesleri) 780 bin kilometrekarelik vatanın teminatı ("AK Parti" sesleri) 78 milyonun kardeş olmasının teminatı ("AK Parti" sesleri)

Gelelim ikinci ilkeye, hürriyet, özgürlükler, demokrasi. 14 Mayıs’ta geçtiğimiz hafta bu denizin hemen karşısında yıllardır bakmaktan hep hüzün duyduğumuz Yassı Ada’daydık Yassı Ada’da. Yani şehit Adnan Menderes’in ve arkadaşlarının idam sehpasına, şehadete yürüdüğü Yassı Ada’da ve orada Sayın Cumhurbaşkanımızın teşvikiyle başlatılmış olan Yassı Ada özgürlük ve demokrasi projesini hayata geçirdik. Hemen aynı gün biz Yassı Ada’dayken bakın iki olay oldu ki iki olay oldu ki ders mahiyetindedir.

Bir, bu paralel çetenin savcıları, hani 17-25 Aralıkla darbe yapmak isteyenler meslekten men edilince o gün dediler ki, bunların da akıbeti Adnan Menderes gibi olacak, yani bana, Cumhurbaşkanımıza Adnan Menderes’i işaret ediyorlar. Be ey gafiller, eğer biz bize şehadet nasıp olacaksa Allah şahit ki millet için, vatan için, Allah için şehit olacaksak bir an tereddüt etmez Hazreti Azrail’e ve aleyküm selam deriz. Bizi akıllarınca korkutacaklar. Bilmezler mi ki, ben Hazreti Mevlana’nın diyarında doğmuş ondan ders almışım. Biz ölümü Şeb-i Arus düğün gecesi diye karşılayanlardanız. Rabbim yeter ki bize şehadeti nasip eylesin bir an durmayız, Hazreti Azrail’e ve aleyküm selam der Allah’ın izniyle davamızın arkasında sizler gibi takipçilerin olduğunu bilerek yolumuza yürürüz.

İkinci olay, bakın biraz daha detayı işleyeceğim. Tam biz Yassı Ada’dan bahsettik ve sordum muhalefet liderlerine Yassı Ada’yla ilgili tutumunuz nedir? 27 Mayıs’ı telin edin. Şimdiye kadar Kılıçdaroğlu’dan 27 Mayıs’ı lanetleyen bir söz duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) Çünkü bunların hepsi darbeci. Bahçeli’den duydunuz mu? ("Hayır" sesleri) Adnan Menderes’in o şehadetine giden yolda kimin sorumluluğu varsa hepsi tarih önünde hesap verdi verecek. Tam biz bunları konuşurken Mısır’da Türkiye’deki darbeden 55 yıl sonra Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı, Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’ye modern firavunlar idam cezası verdiler. Bakın burada Rabia işaretlerini görüyorum, buradan Kahire’ye bir selam olsun. Ellerimizi kaldıralım ve diyelim ki, nasıl Türkiye’de Adnan Menderes’e idam cezasını veren Salim Başol’un bugün adı anılmıyorsa önümüzdeki 10 yıllarda da Mısır’da Mursi ve arkadaşları anılacak ama ona idam cezası verenler tarihin çöplüğüne atılacak.

Biliyorum ben gelmeden önce Mursi’nin bizim kongredeki konuşmasını dinlediniz. İşte o yiğit Mısırlı kardeşlerimiz idam cezasına rağmen, baskılara, zulümlere rağmen hak mücadelelerinde direniyorlar. Ama bunu sakın Türkiye’den ayrı düşünmeyin. Bir geriye bakalım 12 yıla, daha önceye 27 Mayıs’ta Adnan Menderes’i durdurdular, 12 Mart muhtırasını verdiler o zamanın başbakanı bıraktı gitti geride kalanlar koalisyon hükümeti kurdular. 12 Eylül’de o zaman rahmetli Özal’a ne çileler çektirdiler ve 28 Şubat buradaki bacılarım bilir, hepimizi biliriz nasıl bir zulüm düzeni kurduklarını biliriz. Biz geldiğimizde Başbakanlık koridorlarında Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı aldığında önce Sayın Abdullah Gül, sonra Sayın Recep Tayyip Erdoğan hep üzerimizde bir Demokles'in kılıcını tutmaya çalıştılar, hep engellemeye çalıştılar, hep durdurmaya çalıştılar. Önce kurucu Genel Başkanımızı yasakladılar 2002’de seçime giremedi. Bizim iktidar olmamızı engelleyebildiler mi? ("Hayır" sesleri) Sonra 2004’te genç subaylar rahatsız dediler bizim yürüyüşümüzü durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) 2007’de e-muhtıra verdiler. Zannettiler ki 50’li, 60’lı, 70’li, 80’li olduğu gibi muhtıra verince Başbakan terk eder gider. Ama karşılarında bu sefer Recep Tayyip Erdoğan vardı ve AK kadrolar vardı. Biz bu baskılara boyun eğdik mi? ("Hayır" sesleri) Elif gibi ayakta duranlar, kıyamda duranlar bu baskılar karşısında boyun eğer mi? ("Hayır" sesleri) Şimdi söz verin sonunda ahitleşeceğiz, ne baskı gelirse gelsin, kim ne tuzak kurarsa kursun aziz İstanbul kıyamda olacak mısınız? ("Evet" sesleri) Ayakta olacak mısınız? ("Evet" sesleri) Bir an bile darbecilere, vesayetçilere, paralelcilere bir an bile taviz vermeden dimdik duracak mısınız? ("Evet" sesleri) E-muhtıra olmayınca AK Parti kadroları Cumhurbaşkanı seçemez dediler Sayın Abdullah Gül Cumhurbaşkanımız seçildi, arkasından parti kapatma davası açtılar 2008’de. Bizi durdurabildiler mi? ("Hayır" sesleri) Yola devam ettik. Gezi olayları oldu, Gezi olayları aynen Mursi’nin iktidardan edilişine denk gelen günlere geliyor. Hesap şuydu: 2011’de başlayan Arap Baharı Türkiye’deki demokrasi rüzgarını bütün bölgeye yayıyordu. Korktular milletle barışık sistemlerden yeni bir Ortadoğu’dan korktular. Ve önce bizi durdurmaya çalıştılar, durduramadılar. Sonra Mısır’da darbe yaptılar ve bölgede mezhep çatışmasını, etnik çatışmayı kışkırtılar. Son ümit Türkiye’ydi onun için milletimiz dimdik ayakta durdu ve 17-25 Ocak komplolarına karşı da gereken dersi verdi. Şimdi 7 Haziran’a yürüyoruz. 7 Haziran sadece Türkiye’nin seçimi değildir, 7 Haziran bütün Ortadoğu’nun, Balkanların, Kafkasların, Orta Asya’nın seçimidir. 7 Haziran’da yeni Türkiye’ye var mıyız? ("Varız" sesleri) Söyleyin var mıyız? ("Varız" sesleri) Onun için bütün çeteleri toplayıp bizi engellemeye çalışıyorlar.

Gelin bir ders mahiyetinde özellikle de son dönemde AK Parti’ye dönüp otoriter iddiasında bulunanlara bir ders verelim. Biz iktidara geldiğimizde Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde olağanüstü hal vardı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidarda geldiğimiz de EMASYA vardı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde başörtüsü zulmü vardı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde imam hatip liselerinin önü kapatılmıştı kim bu önü açtı kim? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde ana dilde eğitim yasaktı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde Anadolu lehçelerinde siyasi propaganda yasaktı kim kaldırdı? ("AK Parti" sesleri) Biz iktidara geldiğimizde her karakolda işkence iddiaları vardı işkenceye tarihe kim gömdü? ("AK Parti" sesleri) Kim gömdü? ("AK Parti" sesleri) Kim gömdü? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar özgürlüklerin lafını eder AK Parti özgürlüklerin teminatıdır, hürriyetlerin teminatıdır.

Azınlık vakıflarının malları iade edildi, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkın tanındı, siyasi partilerin kapatılması tarihe karıştı. Şimdi bütün bunları görmeyenler tutturmuşlar AK Parti otoriterliği temsil ediyor. Aslında AK Parti’yi bu şekilde itham ederek kendi otoriter rejimlerini kurmaya çalışıyorlar. Türkiye’ye bir Sisi arıyorlar Sisi. İzin verecek miyiz? ("Hayır" sesleri) İzin verecek miyiz? ("Hayır" sesleri) Özgürlüklerin devamı için AK Parti demeye devam edecek miyiz? ("Evet" sesleri) Özgürlükler insan onurudur, insan onurunu korumak hepimizin görevidir. İnsan onuru için ayağa kalkmaya var mıyız? ("Evet" sesleri) İnsan onuru adına Türkiye’de ve dünyada zalimlere karşı dimdik durmaya var mıyız? ("Varız" sesleri) Var mıyız? ("Varız" sesleri)

Üçüncü önemli ilkemiz, hedefimiz, ekonomik kalkınma, dirlik, bereket. Bakın günlerdir Kılıçdaroğlu yalan dolan edebiyatı yapıyor. Şimdi biz onlara birer birer ders vereceğiz. 2002’de biz iktidara geldiğimizde bu memleket IMF’ye borç talep eden, borç isteyen, borç dilenen bir konumdaydı. 14 Mayıs’ta yıldönümünü kutladık 2013’te. IMF’ye borç defterini kim kapattı? ("AK Parti" sesleri) Kim kapattı? ("AK Parti" sesleri) 2002’den bu yana milli gelirimiz 230 milyar dolardı şu anda 830 milyar dolar. Kişi başına düşen milli gelirimiz 2500-3000 dolardı şimdi 10440 dolar. Buradan yükselen bir Türkiye çıkmaz mı? ("Çıkar" sesleri)

Şimdi gitti yer her yerde Kılıçdaroğlu yalanla meşgul. Diyor ki, dün meydan okudum İstanbul’dan yine meydan okuyorum Türkiye’de diyor 200 liranı altında geliri olan 17 milyon kişi var, toptan külliyen yalan. Şuradan bakın: Bizim dönemimizde öğrenci bursları bile yüksek lisans öğrenci bursu bile 300 lira. Engelli kardeşlerimize 25 lira veriliyordu biz gelene kadar, şimdi 417 lira veriyoruz. Yaşlı maaşı 45 liraydı, şimdi 200 lira. Bunlar sosyal yardımın en düşükleri. Bir ailede engelli varsa ona ayrıca 780 lira bakım maaşı veriyoruz. Şimdi bunları görenler yani yaşayanlar her yerde bize teşekkür ediyor. Kılıçdaroğlu ise yalan üretmeye devam ediyor. Söyledim eğer bakın hesap o kadar meydanda ki bunun hesap anlayışı yok. 17 milyon 200 liranın altında, 1000 liranın altında emekli sayısı 8 milyon. 25 milyon, 6 milyonda işçi var diyor 31 milyon. Ya Allah aşkına böyle bir Türkiye’den kişi başına düşen gelir 10440 lira yani 27-28 bin Türk Lirası nasıl olur? Bu Kılıçdaroğlu’na bir hesap dersi verecek miyiz? ("Evet" sesleri) Şimdi diyor ki, bana bir 4 yıl verin yeter. Şimdi İstanbullular Kağıthane’ye kağıttepe diyen, oy atmak için gideceği kendisi için oy atmaya gideceği sandığı bulamayan birine 4 yıl değil, 4 saat bile emanet verilir mi? ("Hayır" sesleri) Niye 4 yıl diyor peki, niye 4 yıl istiyor? Çünkü biliyor ki Hazine bizim tam takır aldığımız Hazine şu anda elhamdülillah bereketlendi, dirliğe kavuştu 119 milyar Türk Lirasıydı bütçemiz, şimdi 479 milyar Türk Lirası. Dövizimiz Merkez Bankası dövizimiz 46 milyardı, şimdi 150 milyar dolar. Şöyle düşünüyor aynen SSK’daki gibi: Bir geleyim şimdi SSK’da yaptığı gibi geleyim şu Hazine’yi tam takır edeyim sonra bırakıp gideyim diyor, izin verir misiniz? ("Hayır" sesleri) Bir de akıl hocası bulmuş çok da yakışıyor Kemal Derviş aynen 2002 Türkiye’sine geri dönmek. Kılıçdaroğlu kasayı boşaltacak, Kemal Derviş’te gelip milletin gelirini kesip kesip kasayı acaba toplayabilir miyim diyecek? Kemal Derviş Türkiye’sine geri döner miyiz biz? ("Hayır" sesleri) Hani esnafın yazar kasa kırdığı Türkiye’ye. Bre diyor ki, ben hesap uzmanıyım eğer hesap uzmanlığı doğru olsaydı şöyle rakamları toplamayı, arka arkaya koymayı bilirdi. İşte huzurunuzda sesleniyorum bu üç iddiası da yalandır yalandır yalandır. Çıksın doğru desin rakamları göstersin bunların hepsi bizim istatistiklerimizde var.

Şimdi bakınız 2002’den bu yana öyle bereketlendi ki bu topraklar ne yaptık biliyor musunuz? 737 hastane yaptık 737. 1337 birinci basamak sağlık tesisi yaptık. Biz iktidara geldiğimizde 611 ambulans vardı, şimdi 4387 ambulansımız var, kar paletli ambulanslar, helikopter ambulanslar. 235 bin derslik yaptık derslik Cumhuriyette yapılanların bütün toplamı kadar. 865 bin öğretmenin 475 bini bizim dönemimizde atandı. (“Tezahürat” sesleri) Afrika bizimle Afrika’ya geleceğim o konuya da geleceğim. Somali’den, Afrika’dan gelen kardeşlerimize selam olsun. Nasıl da coşkuyla bu seçim sadece Türkiye’nin değil, Afrika’nın da seçimi diyor Afrika’nın da. Çünkü Somaliler açlığa duçar olduğunda bütün dünya susmuştu bir tek Türkiye Cumhuriyeti susmadı. O günü gözüm yaşararak hala hatırlarım. Sayın Cumhurbaşkanımız Başbakan, ben Dışişleri Bakanıyım bir Ramazan günü Bakanlar Kurulunda rapor verdik Somali’de kardeşlerimiz açlıktan kırılıyor diye. Hiç tereddüt etmedi ilk fırsatta Somali’ye hep beraber gittik. 20 yıl sonra Somali’de ilk inen uçak Türkiye Cumhuriyeti uçağıydı. Somalili kardeşlerim dönüp dediler ki, ümidimiz bitmişti her yerde çocuklarımız susuzluktan ölüyordu. Yarab, bize yardım edecek kimse yok mu diye göğe bakar dua ederken gökte Ay Yıldızlı Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının uçağı görüldü. Biraz sonra gelecektim bu konuya ama şimdi gelmiş olalım. İşte onun için bu Al Bayrak var ya biraz önce dev bir şekilde burayı toplayan Al Bayrak, artık sadece Türk vatandaşlarının değil, Somalilerinde bayrağıdır, Filistinlilerinde bayrağıdır, Boşnaklarında bayrağıdır, hele hele bugün sürgünlerinin yıldönümünde hüzünle andığımız Kırım Tatarlarının bayrağıdır. Biz güçlüysek onlarla güçlü, onun için ekonomimizi güçlendirdik. Daha önce yapılamayan işleri yapar hale getirdik, yeni büyük çığırlar açtık. Sadece karayolunda 18 bin kilometre duble yol yaptık. Ülkeyi otoyollarla, hızlı trenlerle donattık ve Türkiye’de büyük bir kalkınma hamlesi başladı. Hem makro düzeyde, hem de vatandaşlarımız düzeyinde olağanüstü bir kalkınma hamlesi. Bunları kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) 737 hastaneyi kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) 117 üniversiteyi kim kurdu? ("AK Parti" sesleri) 18 bin kilometre duble yolu kim yaptı? ("AK Parti" sesleri) IMF’ye borcu kim ödedi? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) İnşallah. Beni o kadar muhabbetle buraya çekiyorsunuz ki kürsüyü unuttum, suyu unuttum. Benim suyum sizin gözünüzdeki aşktır, şefkattir.

Aziz İstanbullular, özetle şimdi baktılar ki dışarıdaki tuzak kurucular baktılar ki, Türkiye ayağa kalkıyor, IMF borcunu ödedi, Türkiye’nin her bir köşesi, her bir şehri büyük yatırımlara yürüyor. Baktılar ki, sadece kendisine değil, kendi vatandaşlarına değil, bütün mazlumlara kucak açan bir Türkiye var önümüzü kesmek istiyorlar. Baktılar ki, Mısır’daki bir darbe gibi bize darbe yapamıyorlar 7 Haziran’da onun için tuzak kurmaya kalkıyorlar, izin verecek misiniz? ("Hayır" sesleri) Bu dev artık ayağa kalktı, bu devin yürüyüşü için hep beraber yola çıkacak mıyız? ("Evet" sesleri) Bizi sendeletemezler, bizi durduramazlar. Şimdi aziz İstanbullular, Türkiye’nin bu kalkınmasından hem bütün ülke, hem de bütün vatandaşlarımız istifade etti. Asgari ücret 7 kat arttırdık 184 liraydı 1000 Türk Lirasına çıkardık. Emekli maaşlarını istismar ediyorlar buradan emekli kardeşlerime sesleniyorum, 100 lira seyyanen zamla bütün emekli kardeşlerimize yaklaşık 1000 liranın altında olanlara yüzde 20 zam yaptık. Ama şunu bir kez daha teyit ediyorum: Emekli maaşını her bir kademede 6 kattan 10 kata kadar artıran AK Parti’dir. Hiçbir şekilde emekli vatandaşlarımızın enflasyon karşısında ezilmesine izin vermedik, vermeyeceğiz.

En düşük memur maaşı 297 liraydı şimdi 1900 lira. Emekli maaşları her kademe SSK’da, BAĞKUR’da, memur maaşlarında hepsinde 4 ila 10 misli arttı. Yüzde 162 kümülatif enflasyona göre büyük iyileştirmeler yaptık. Ama buradan emekli kardeşlerimize, büyüklerimize bir kez daha söylüyorum, seçim öncesinde de, sonrasında da biz hiçbir zaman yerine getirmediğimiz vaadi dile getirmedik. İnşallah en kısa zamanda emeklilerimizle ilgili de hayat standardını daha da yükseltecek her türlü adımı atacağız.

Taşeron kardeşlerimizi istismar ediyorlar. Geçen sene taşeronlarla ilgili yasayı biz çıkardık. Ve buradan bütün alt işveren durumunda çalışan kardeşlerime sesleniyorum, asli işte çalışan hiç kimse artık taşeron statüsünde çalışmayacak. Karayollarında bulduğumuz formülle bütün asli işte çalışanlara kesin bir çözüm getireceğiz. Bunlarla ilgili açıklamalarımızı da önümüzdeki günlerde yapmaya devam edeceğiz. Artık ayakları üstünde yükselen bir dev var. Allah’ın izniyle bu dev yola çıkmıştır yolumuz kutludur, yolumuz İstanbul gibi azizdir.

Bu açıdan İstanbul özellikle de bu kalkınmadan çok önemli paylar aldı, almaya devam edecek. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde Başbakanken 10 sene önce 12 sene önce hayal edilmesi mümkün olmayan yatırımlar İstanbul’a geldi. Düşününüz Marmaray 12-13 yıl önce mümkün görülmezdi, hatta MHP’nin Ulaştırma Bakanı o zaman şimdi de MHP’de önemli bir görevde şunu söylüyor 2002’de söylüyor: Hızlı tren bırakın bizleri çocukları, torunlarımız bile görmez diyordu. Aziz İstanbullular, hızlı trenle İstanbul’la, Ankara’yı, Konya’yı bağladık mı? ("Evet" sesleri)  Türkiye’nin her yerine yüksek hızlı treni yayıyor muyuz? ("Evet" sesleri) Marmaray Bakü, Tiflis, Kars’tan gelen yolun Ankara üzerinden İstanbul’dan Pekin’le, Londra’yı bağlıyor. İstanbul artık Dersaadet dönemi gibi yedi iklimin merkezi oluyor merkezi. İstanbul’u yedi iklimin, dünyanın merkezi kılmaya var mısınız? ("Varız" sesleri)

Yine Avrasya alt geçidiyle inşallah yakın zamanda iki kıtayı bir daha birbirine bağlayacağız. Yetmedi Kanal İstanbul ile Karadeniz’le Marmaray’ı birbirine bağlıyoruz.

Yine büyük bir proje lansmanını yaptık üç katlı tünel ile Boğaz’ın altında dünyanın ilk üç katlı tünelini yapıyoruz. Artık Hasdal ile Ümraniye Çamlık arası 11 dakikaya iniyor 11 dakikaya. İstanbul’un 142 kilometrelik raylı sistemini kurduk. Bunu inşallah en kısa zamanda 2023’e doğru 981 kilometreye çıkaracağız. İstanbullular, en doğudan en batıya Pendik’ten Silivri’ye Çatalca’ya kadar en rahat şartlarda seyahat edecek. Memnun musunuz İstanbullular? ("Evet" sesleri) Bu ulaşım imkanları daha da genişlerken düşünün Üçüncü Köprüyü yapıyoruz, Üçüncü Havalimanını yapıyoruz. Üçüncü Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı olacak yılda 150 milyon yolcuyla. Üçüncü Havalimanıyla birlikte Türkiye, İstanbul dünyada havadan uçan her kuşun dahi inip durduğu bir yer olacak. Cumhurbaşkanımızdan aldığımız bütün projeleri tamamlıyoruz, aynı kararlılıkla yola devam ediyoruz. Geçtiğimiz hafta Esenlerde bütün İstanbul’la ilgili olağanüstü bir projeyi sizlerle paylaştık. İstanbul’da 21 alanda kentsel dönüşüm yapıyoruz. Hani şu çevreciler var ya çevreci olmak adıyla ortalığı talan eden, Vandallar, Gezicilere bir cevap verelim buradan. Hani tam Türkiye Üçüncü Köprüyü, Üçüncü Havalimanı için yola çıkmışken İstanbul sokaklarını yakıp yıkanlara 12-13 ağaç yer değiştirdi diye İstanbul’da ve Türkiye’de tencere çalıp, gürültü yapanlara İstanbullular, bu vandallara karşı İstanbul’a sahip çıkacak mıyız? ("Evet" sesleri) Onların bu şiddetine karşı bu aziz şehri her zaman koruyacak mıyız? ("Evet" sesleri) İşte sadece bir projede Esenler de bakınız 8 milyon 700 bin metrekare alanı Esenler Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Çevre Şehircilik Bakanlığımızla kentsel dönüşüm için devrettik. Bütün depreme dayanıklı olmayan binalar yıkılıp yatay mimariyle, dikey değil yatay mimariyle bu yeni alana taşınacak. Ve dünyanın en büyük şehir parklarından biri 2,5 milyon metrekarelik bir alanda Esenlerde kuruluyor. 2,5 milyon metrekare Central Park’tan New York’ta ya da High Park’tan daha büyük bir alan. Sizler artık park kenarlarında duble yolların aralarında piknik yapmayacaksınız, 2,5 milyon metrekarelik yeni şehir parkı İstanbul’a hayırlı olsun.

Şöyle bir hayal edin, Kartal’dan, Maltepe’den çıkacaksınız raylı sistemlerle, üç katlı tünellerle, Marmarayla, Avrasya tüneliyle karşıya geçeceksiniz, Bağcılar’a, Esenler’e varacaksınız o kötü şehirleşme yerine 2,5 milyon metrekarede piknik yapacaksınız İstanbul nefes alacak nefes. Alibeyköy yakınlarında 5869 dönümlük yeni bir şehir ormanı kuruyoruz Alibeyköy Barajı yakınlarında. Melen Barajı'nda gelen suyla Asya’yla, Avrupa’yı bir kez daha yer altından, boğazın altında su tüneliyle geçiyoruz. Yükselen İstanbul’dan memnun musunuz? ("Evet" sesleri) İstanbul’u tekrar saadet diyarı yapacak mıyız? ("Evet" sesleri) Sancaktepe’de 2680 yataklı, Başakşehir’de 3880 yataklı sağlık kompleksleri kuruyoruz. İstanbul’un her köşesi şifa diyarı olacak şifa diyarı.

Ve aziz İstanbullular, değerli dava arkadaşlarım, birliğimizin teminatı AK Parti. Birliğimizin, milli beraberliğimizin, demokrasimizin teminatı ("AK Parti" sesleri) Yükselen Türkiye’nin, bereketimizin, dirliğimizin teminatı ("AK Parti" sesleri) Ve nihayet dördüncü kudretli ve şefkatli bir Türkiye inşa ediyoruz yeni bir Türkiye. Bakın özellikle de 2002 yılında iktidar olan, şimdi gelip milliyetçilik taslamaya kalkanlara buradan soruyoruz 2002’de Türkiye en küçük silahı bile hibeyle alıyordu, tankı hibeyle alıyorduk, sonra İsrail’e modernize etmek için gönderiyorduk. İstanbullular, şimdi yeni Türkiye’de Türkiye Cumhuriyeti kendi tankını yapıyor adı Altay Tankı. Gurur duyuyor musunuz? ("Evet" sesleri) 2002’de Türkiye’de helikopter çok uzun çabalarla hibe olarak alınıyordu. Şimdi ise Atak Helikopterleri devreye girdi. 2 hafta önce bizim Bitlis, Muş arasındaki yolculuğumuzu eşlik ettiler ve gururla takip ettik. Kendi helikopterini yapan Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) Kendi denizaltısını yapan Türkiye’yi kim inşa etti? ("AK Parti" sesleri) İnşallah 2023’te kendi savaş uçağımızı yapacağız, kendi savaş uçağını yapan Türkiye’ye kim yürüyor? ("AK Parti" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) Onlar konuşur ("AK Parti yapar" sesleri) İşte yeni Türkiye kudretli bir Türkiye’dir kudretli yeni Türkiye’ye omuz omuza yürüyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Ve yeni Türkiye şefkatli Türkiye’dir. Biraz önce Allah razı olsun yaradan Mevlam güç versin diyor, Allah cümlemize güç versin (“Amin” sesleri) Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. (“Amin” sesleri) Bizi öyle kudretli ve şefkatli yapsın ki dünyadaki bütün mazlumlara yardım edebilelim (“Amin” sesleri) Elimizi uzatabilelim(“Amin” sesleri) Onlar sığınacak bir diyar var mı diye Türkiye’ye yöneldiklerinde elimizle kapımızla, soframızla onlara yardım edebilelim. İşte bu Ahi Evran duasıdır.

Şimdi Filistin’den, Gazze’den kardeşlerimiz buraya bakıyor, Kahire buraya bakıyor, mazlumlar, Arakan’daki Müslümanlar buraya bakıyor. Ama Kılıçdaroğlu diyor ki, İsrail’de niye büyükelçimiz yok? Şimdi bilmiyor ki be ey gafil, bizim kutsal mekanımız olan Mescid-i Aksa’ya postallarla girenlerle dost olmayız. Diyor ki, Kahire’de niye büyükelçimiz yok? Bilmiyor ki, biz seçilmiş Cumhurbaşkanını idama mahkum eden darbecilerle dost olmayız. Diyor ki, Esad rejimine niye bu gelen Türkiye’ye gelen Suriyelileri Esad rejimine geri vermiyoruz? Aziz İstanbul, Balkan Muhaceretini, Kafkas Muhaceretini görmüş İstanbul size soruyorum, bize sığınan mazlumları zalime teslim eder miyiz? ("Hayır" sesleri) Bize sığınan yetimleri, zalime verir miyiz? ("Hayır" sesleri) Bu Devlet-i Osmaniye’nin Dersaadetine yakışır mı? ("Hayır" sesleri) Bu mazlumların duasıyla kurulan Hint Müslümanlarının, Afrika Müslümanlarının duasıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletine yakışır mı? ("Hayır" sesleri) Allah şahit olsun, biz ecdadımıza ahirette yüzlerine baktığımızda utanacak hiçbir fiilde bulunmayız.

Aziz kardeşlerim, işte kudretli ve şefkatli bir Türkiye görüyoruz. 7 Haziran seçimleri sıradan bir seçim değildir. Ya Türkiye elif gibi dimdik duran Türkiye yoluna devam edecek ya da bu dörtlü çete ve arkasındaki işbirlikçiler bu elif gibi duran Türkiye’yi eğip bükecekler. Elif gibi Türkiye’ye var mısınız? ("Varız" sesleri) Türkiye’yi daha da kudretli, şefkatli kılmaya var mısınız? ("Varız" sesleri) Var mısınız? ("Varız" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) 7 Haziran’da bütün tuzakları yıkacak mıyız? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da yeni bir tarih yazacak mıyız? ("Evet" sesleri)

O zaman gelin hep beraber bir söz verelim. Söylediklerimi tekrar edin.

(Halkla Beraber Söyleniyor)

Aziz İstanbul şahit ol; bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, milli iradeyi ve insan onurunu korumaya, kudretli ve şefkatli yeni Türkiye’yi kurmaya, söz veriyoruz, Allah önünde söz veriyoruz, tarih önünde söz veriyoruz, millet önünde söz veriyoruz. Allah, tarih ve millet şahit olsun ki, yeni Türkiye’yi kuracağız, 2023’e yürüyeceğiz, 2053’e yürüyeceğiz, 2071’e yürüyeceğiz. Dünyada adaleti hakim kılacağız ve bütün dünyada bu Al Bayrağı dalgalandıracağız dalgalandırın Al Bayrakları.

AK kadronun AK yolcuları 7 Haziran’a hazır mıyız? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’a kadar İstanbul’da her ilçeyi, hem semti, her mahalleyi dolaşacak mıyız? ("Evet" sesleri) Her kapıyı çalacak mıyız? ("Evet" sesleri) Her kardeşimize gelin bu yol büyük Türkiye yoludur diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Biz hiç kimsenin görüşüne, hayat tarzına karışmadık, herkese özgürlük diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) Gelin milli birliğe doğru yürüyelim diyecek miyiz? ("Evet" sesleri) 7 Haziran’da İstanbul’da yeni bir destan yazacak mıyız? ("Evet" sesleri) Biz İstanbul’a her zaman güvendik, İstanbul yeni bir demokrasi destanına hazır mısın? ("Evet" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri) Söz mü? ("Söz" sesleri)

Allah yar ve yardımcımız olsun, Allah’a emanet olun.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR