Üst Header Banner Reklam
 
ANAYASADA HERKES KENDİNİ BULSUN
Öyle bir anayasa yazalım ki herkes kendini o anayasada bulsun. Öyle bir anayasayı birlikte yazalım ki insana, devlete karşı olan görevlerini hatırlatmasın da devletin insana karşı olan görevlerini hatırlatsın.
12.11.2015 08:58:18
Bu haber 955 kez okundu
ANAYASADA HERKES KENDİNİ BULSUN

 ANAYASADA HERKES KENDİNİ BULSUN

Başbakan Ahmet Davutoğlu, " Öyle bir anayasa yazalım ki herkes kendini o anayasada bulsun. Öyle bir anayasayı birlikte yazalım ki insana, devlete karşı olan görevlerini hatırlatmasın da devletin insana karşı olan görevlerini hatırlatsın." dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'ye artık bu anayasa gerçekten dar gelen anayasa. Öyle bir anayasa yapalım ki birlikte ne darbeler ne başka vesayet sistemleriyle önümüzdeki bir asırda, iki asırda, üç asırda değiştirilebilecek nitelikte olmasın. Öyle bir anayasa yazalım ki herkes kendini o anayasada bulsun. Öyle bir anayasayı birlikte yazalım ki insana, devlete karşı olan görevlerini hatırlatmasın da devletin insana karşı olan görevlerini hatırlatsın" dedi.

Davutoğlu, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen yemekte, iş dünyası ve çalışma hayatı temsilcileriyle bir araya geldi.

Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, 6 aylık program içinde, yasama dönemi haziranda bittiğinde, Meclis tatile girene kadar ilk aşama reform paketlerini tamamlayacaklarını söyledi. Bunların hangileri olduğunu, hükümet programını paylaştıktan sonra açıklayacağını belirten Davutoğlu, her birini madde madde, ay ay zamanlandırarak, kamuoyuna bir taahhüt şeklinde ilan edeceklerini kaydetti.

Bunların vaktinde olabilmesi için muhalefetle yakın bir diyalog haline gireceklerini dile getiren Davutoğlu, "Muhalefetle tartışarak, sesimizi yükselterek karşılıklı olarak, Meclisin bloke edilmesi üzerinden gecikmelere de engel olacak şekilde, gerektiğinde iç tüzük düzenlemeleri de yaparak, muhalefetle birlikte bu reformları hayata geçireceğiz" ifadesini kullandı.

Kendisini dinleyenlerden, "Bu reformlara sahip çıkmalarını" isteyen Davutoğlu, şöyle devam etti:

"Sonra bir yıllık reform paketi, ikinci aşama, ikinci kademe reformları içeren bir sonraki yasama dönemini kapsayan bir reform paketi ilan edeceğiz. Ve dört yıla sirayet edecek şekilde bu reform anlayışını yayacağız ve bu dört yılı Türkiye'nin siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel hayatının yeniden düzenlendiği, tanzim edildiği bir reformlar silsilesiyle, bu ekonomik kriz sonrasında yaşadığımız tecrübeleri de göz önüne alarak geleceğe hazırlayacağız."

İlk iktidarları döneminde, o günkü dünya konjonktürü içinde büyük atılımlar, reformlar yaptıklarını, daha sonra da bunlara devam ettiklerini anımsatan Davutoğlu, "Şimdi bütün bu tecrübe üzerinde bu reformları arka arkaya toplumla paylaşacağız ve hep beraber bunun gereğini yapmayı topluma da taahhüt edeceğiz" dedi.

Siyasi Partiler Kanunu'ndan Meclis İç Tüzüğü'ne, diğer alanlara, Seçim Kanunu'na kadar giden siyasi reformlar yapacaklarını belirten Davutoğlu, ekonomik, yapısal reform anlamında 25 dönüşüm programının gerektirdiği reformları gerçekleştireceklerini, bunun dışa bağımlılığın azaltılmasını, taşımacılıktan lojistiğe geçişi, sağlık hizmetlerinden sağlık turizmine geçişi, ihracatın ithalatı karşılama oranının artmasını kapsadığını söyledi.

"Büyük ıstırap duyuyorum"

Hukuk düzenini sağlayacak yargı reformunun da gerçekleşeceğini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Ama bütün bunlar inşallah adım adım gerçekleşirken, muhalefete de çağrıda bulunuyorum, hiçbir ön yargı içermeden, kayıt ve kısıtlama olmadan, Türkiye'nin sivil bir anayasaya geçişi için bir yeni girişimde de bulunacağız. Ben dün bir vesileyle zikrettim, 12 Eylül darbe anayasasına, o zamanki o zarf içinde, çok şeffaf bir zarf içinde, koyu kahverengi bir 'hayır' oyu vardı, bir de bembeyaz bir 'evet' oyu vardı. Dolayısıyla zaten herkes bilirdi kimin ne oy verdiğini. Göstere göstere 'hayır' oyu vermiş birisi olarak o genç yaşımda ve o darbe anayasasına tabiri caizse başkaldırmış birisi olarak bugün Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanlığı görevini yürütürken aynı darbe anayasasıyla, bu ülkenin idare edilmesinden büyük ıstırap duyuyorum. Eminim bu masa etrafındaki dostlarımızın çoğu da aynı heyecanı farklı ideolojik gerekçelerle, o anayasaya çok da olumlu bakmamışlardı.

Türkiye'ye artık bu anayasa gerçekten dar gelen anayasa.  Öyle bir anayasa yapalım ki birlikte ne darbeler ne başka vesayet sistemleriyle önümüzdeki bir asırda, iki asırda, üç asırda değiştirilebilecek nitelikte olmasın. Öyle bir anayasa yazalım ki herkes kendini o anayasada bulsun. Öyle bir anayasayı birlikte yazalım ki insana, devlete karşı olan görevlerini hatırlatmasın da devletin insana karşı olan görevlerini hatırlatsın. Vatandaşın hukukunu öylesine korusun ki vatandaş 'bu benim anam gibi şefkatle baktığım anayasam' desin. Öyle bir anayasayı beraber yapalım ki bırakın otoriterleşme eğilimlerini, herkes görüşlerini açıkça ifade edebilsin ama etkin bir yönetim de sağlanabilsin."

"Anayasayı hep beraber yapacağız"

AK Parti'nin anayasa reformunu, "daha çok güç kullanma arzusuyla" gündeme getiriliyormuş gibi kimsenin kanaat taşımamasını isteyen Davutoğlu, anayasanın hep beraber yapılacağını söyledi.

12 Eylül anayasasının, Türkiye'de yürütmeyi bir kakofoniye döndürecek, yasama, yürütme, yargı dengelerini tamamıyla perde gerisinden yönetebilecek birilerinin varlığı esasına dayanan bir yaklaşım içinde olduğunu belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Ön yargı olmadan konuşulsun, başkanlık sistemi bu çerçevede ele alınsın, parlamenter sistem bu çerçevede. Ama kimse, vakti gelmeden toplumu kutuplaştıracak şekilde, bu konuyu da gündemde tutmamaya özen göstersin. Herkes, hepimiz, hep beraber bu anayasaya sahip çıkalım. Hep beraber bu arayışı gerçekleştirelim, doğru olanı beraber bulalım ve bunu bir kutuplaştırıcı unsur olmaktan çıkarıp, darbe dönemlerini bitiren, ortak çabayla bitirdiğimiz saygın bir çaba olarak görelim, gösterelim.

12 yıllık AK Parti iktidarları döneminde hiç kimsenin hayat tarzına karışılmadı. Daha önce yasaklanan bütün kanaatler, diller, lehçeler, kültürler bu dönemde kendini açıklıkla ifade edebildi. Kimse Türkiye'deki 1 Kasım seçimleri neticeleri dolayısıyla kaygıya kapılmasın, kimse de böyle bir kaygının varsayımı üzerinden korku psikolojisi oluşturmasın. Türkiye Cumhuriyeti demokratik olgunluğunu ispat etmiş, köklü devlet geleneğiyle, evrensel değerlerini buluşturabilmiş bir devlettir. Biz, nevzuhur bir devlet değiliz ve konjonktürel gerekçelerle de anayasa yazacak kadar köksüz bir siyaset geleneğimiz de yok. Hep beraber bunu tartışabilmemiz lazım."

"Vakti gelmiş ilacın alınmaması gibi"

İşveren, işçi kesiminin kaygılarını dinleyeceklerini belirten Davutoğlu, "Ama bu vaatlerden geri adım atacağımız beklentisi kimsede olmamalı, böyle bir şey yok. Vaatler gerçekleşecek ama bunun ola ki bazı yan etkileri varsa, bunları nasıl aşabileceğimizi de beraber tartışacağız" dedi.

Kendisini dinleyenlerden, gerek ilk aşamada 6 ay içinde, gerek sonraki bir yıl içinde yapılacak reformları ve anayasal reformu sahiplenmelerini isteyen Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Sizler sahiplenirseniz, biz bu reformları rahat yaparız ama sizler sahiplenmezseniz, statükocu eğilimler ağırlık taşır ve bu reform gündemi hep ertelenir. Ertelenen her reform gelecek nesillerden çalınan vakit, servet anlamına gelir. Vakti gelmiş bir reformun ertelenmesi, vakti gelmiş bir ilacın alınmaması gibidir ve o ilacın alınmaması çok daha ağır bir operasyonu gerekli kılar. 70'li, 60'lı yıllarda alınmayan tedbirlerin, ta Özal'ın yaptığı bazı reformlara kadar nasıl birçok şeyi geciktirdiğini hepimiz yaşadık. 90'lı yıllardaki istikrarsız koalisyon hükümetlerinin, 94, 99, 2001 krizlerine nasıl yol açtığını hepimiz yaşadık. Şimdi biz, böyle bir riskle karşı karşıya değiliz. Tecrübesinden emin, berrak vizyonundan güven duyan bir siyasi iktidarla karşı karşıya olduğunuzdan emin olun."

Ekonomik ve sosyal konseyin, bugün genişletilmiş anlamda toplanmış olduğunu ifade eden Davutoğlu, daha sık bir araya geleceklerini söyledi. Davutoğlu, "Birbirimizi dinleyeceğiz ama bir kararın alınması gerekiyorsa da zorluklarını birlikte göğüsleyeceğiz. Bu ülkenin nimetlerini nasıl birlikte paylaşıyorsak, olabilecek zorlukları da birlikte göğüslediğimizde, eminim hep beraber elimizi taşın altına koyar ve güzel bir geleceğe adım adım yürürüz" diye konuştu.

Davutoğlu, gelecek hafta kurulacak hükümetin, hükümet programının, vaatler ve reformlar takviminin bütün vatandaşlara, Türkiye'ye hayırlı olmasını diledi.

Toplantıya katılanlar

Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirilen yemeğe Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Faruk Çelik, AK Parti Genel Başkan yardımcıları Ömer Çelik, Naci Ağbal, Genel Başkan Danışmanı Ali Sarıkaya, Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, Başbakanlık Müsteşarı Kemal Madenoğlu, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TİSK Başkanı Yağız Eyüboğlu, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, MÜSİAD Başkanı Nail Olpak, ASKON Başkanı Mustafa Koca, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, B-20 Türkiye Altyapı ve Yatırımlar Görev Gücü Başkanı Ferit Şahenk, Ayhan Zeytinoğlu, B-20'den Melih Yurter, Tuncay Özilhan, YASED Başkanı Ahmet Erdem, Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, Katılım Bankaları Birliği Başkanı Osman Çelik, TUKONFED Başkanı Tarkan Kadıoğlu, TÜGİAD Başkanı Rahmi Çuhacı katıldı.

Sendikalardan ise Türk-İş Başkanı Ergun Atalay, Hak-İş Başkanı Mahmut Arslan, DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, esnafı temsilen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, çiftçileri temsilen de Ziraat Odaları Genel Başkanı Şemsi Bayraktar yer aldı.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR