Üst Header Banner Reklam
 
Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşen ‘I. Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.
20.10.2015 09:26:09
Bu haber 718 kez okundu
Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi

 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’den, Zirve’ye ilişkin değerlendirme

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, geçtiğimiz hafta İstanbul’da gerçekleşen ‘I. Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmede bulundu.

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen ve 37 ülkeden 125 Müslüman dini liderin katıldığı ‘I. Asya-Pasifik Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi’, ‘Kesret İçinde Vahdet: Hikmet ve Barış'ı Birlikte Düşünmek’ başlığı altında dört gün süren müzakereler neticesinde Diyanet İşleri Başkanı Görmez’in okuduğu Sonuç Bildirgesiyle sona ermişti.

Başkan Görmez, zirveye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu toplantı vesilesiyle nice kardeşlerimizin, içinde namaz kılacakları bir tek camileri ve mabetleri olmadığını üzüntüyle öğrendik. Kur'an-ı Kerim'i hala fotokopi yoluyla çoğaltarak çocuklarına öğreten kardeşlerimizin varlığından haberdar olduk" dedi.

Toplantının, dünyadaki tüm Müslümanlarla işbirliği imkanlarını tespit ve tesis etmek için uluslararası düzeyde oluşturulan beşinci önemli platform olduğunu belirten Başkan Görmez, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi;

“Asya-Pasifik ülkeleri, İslam toplumlarının üçte ikisinin yaşadığı bir coğrafyadır…”

Hint alt kıtası, Malay dünyası ve Pasifik ülkelerinde yaşayan bütün Müslümanların resmi, sivil, dini müesseselerini ve Müslüman dini liderlerini zirve dolayısıyla ilk defa bir araya getirdik. Bu bölge İslam toplumlarının üçte ikisinin yaşadığı bir coğrafyadır. Hindistan, Pakistan, Afganistan, Bangladeş gibi İslam'ın kadim medeniyet havzalarından Endonezya, Malezya, Singapur, Brunei gibi bölgenin nispeten müreffeh Müslüman toplumlarının temsilcileri var bu bölgede. Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Kore'den gelen Müslüman kardeşlerimiz yine bu zirvede yer almışlardır. Yüzyıllardır bulundukları coğrafyalarda her türlü zulme ve ayrımcılığa maruz kalarak varoluş mücadelesi veren Arakanlı kardeşlerimizle bu vesileyle bir araya geldik. Myanmar'dan, Filipinler'den Müslüman temsilciler bu toplantıda yer almıştır. Filipinler'de barışı tesis etmeye çalışan ama yüzyıllardır mücadele veren Moro Müslümanlarının temsilcileri ile yüzyıllardır büyük sorunlar yaşayan Patani Müslümanlarının temsilcileri burada idi. Filipinlerden, Çin'den Doğu Timor'a, Hong Kong'dan Nepal'e, Sri Lanka'ya, Kamboçya'ya, Maldivler'e, Vietnam'a kadar bütün bu bölgelerde yaşayan Müslüman kardeşlerimizin temsilcileri ile bir araya gelme imkanımız oldu.

“Varlıklarından çoğu kimsenin haberdar olmadığı Müslüman kardeşlerimizle bir araya geldik…”

Dünya üzerinde günün ilk ezanının okunduğu Kamçatka'dan kardeşlerimiz geldi. Cezayir İstiklal Savaşı'nda bir adaya hapsedilen 4 bin mücahidin 100 yıl sonra İslamiyet'i aynı adada yaymaya çalışan torunları aramızdaydı. Yeni Kaledonya'dan, Guam'dan, Laos'tan, Vanuatu’dan, Palau’dan, Samoa’dan, Kiribati’den, varlıklarından çoğu kimsenin haberdar olmadığı Müslümanlarla bir araya geldik.

“Zirveye, 11 Eylül olaylarından sonra ülkesindeki Müslümanları katletmeyi düşünürken Müslüman olup kardeşlerini temsilen gelen oldu…”

Her bir ülkenin, her bir kardeşimizin çok muhteşem bir hikayesi var. Aralarında Hindistan'a kilisede tahsil görmeye giden bir Hristiyan din adamının ülkesine döndükten sonra İslamiyet'i neşretmeye başlayıp İslam cemiyetini kuran Müslüman kardeşlerimiz vardı. Yine 11 Eylül olaylarından sonra ülkesinde yaşayan 100'ü aşkın Müslüman kardeşini katletmeyi düşünen ama daha sonra Kur'an-ı Kerim'in ilk satırı 'Bismillahirrahmanirrahim' ile tanışınca Müslüman olup öldürmek istediği kardeşlerinin temsilcisi olarak bu toplantımıza iştirak eden İsa Muhammed Abdullah kardeşimiz vardı.

“Bu toplantı vesilesiyle Kuran’ı fotokopiyle çoğaltarak çocuklarına öğreten kardeşlerimizin varlığından haberdar olduk…”

Bu toplantı vesilesiyle nice kardeşlerimizin içinde namaz kılacakları bir tek camileri ve mabetleri olmadığını üzüntüyle öğrendik. Kur'an-ı Kerim'i hala fotokopi yoluyla çoğaltarak çocuklarına öğreten kardeşlerimizin varlığından haberdar olduk. Aynı şekilde nice yerlerde bir mezarlığa sahip olmak için mücadele veren azınlık Müslüman kardeşlerimizin varlığına üzülerek tanık olduk. Bütün bu kardeşlerimiz toplantı süresince bölge Müslümanları olarak ilk defa bir çatı altında bir araya gelme imkanı bulduklarını ifade ettiler.

“Toplantıda, deniz aşırı ülkelere hikmet, fazilet, ahlak ve iman taşıyan denizcilerimizi yad ettik…”

Kardeşlerimizi dinlerken ayrıca hamdettim. Hepsi 'sizin ecdadınız geldi, bu topraklara İslamiyet'i getirdi' diyorlar. Bizim dünyanın en uzak yerlerine giden, gittiği bütün limanları yağmalayan korsan denizcilerimiz hiç olmadı. Bizim sömürge tacirlerimiz hiç olmadı. Onların yerine, deniz aşırı ülkelere hikmet götüren, fazilet götüren, ahlak götüren, iman taşıyan denizcilerimiz oldu. Ticaretle beraber helali taşıyan, helal hayatı anlatan ve bu yolla nice dünyalarda İslam'ın insanlara ulaşmasına yardımcı olan tüccarlarımız oldu. Ve onların hepsini biz bu vesileyle yad ettik.

“Müslümanların karşı karşıya kaldığı şiddet, savaş, terör, çatışma ve kaos ortamı vicdan sahibi herkesi ve bütün Müslümanları derinden sarsmaktadır…”

Bu toplantıda, Müslümanların sadece bölgesel sorunları üzerinde değil, aynı zamanda küresel ölçekteki sorunları üzerinde de durduk. Bu zirvede bölgesel ölçekte Müslümanların, sorunlar, çözüm önerileri, işbirliği imkanları, İslam dünyasında yeni düşünce hareketleri ve Asya Pasifik ülkeleri Müslüman milletlerine olumsuz etkileri, İslam dünyasında derinleşen dini sorunlar, İslam karşıtlığı ve kendini savunma stratejileri karşısında tutarlı ve yaşanabilir bir medeniyet tasavvuru başlıkları ile ülke temsillerinin sunumlarını gerçekleştirdikleri 8 oturum düzenledik.

Sonuç bildirgesinde de yer verdiğimiz birkaç konunun altını çizmek isterim. İslam dini ve İslam dünyasının bugün tarihin en zor süreçlerinden birini yaşamaktadır. Dahili ve harici pek çok saikle başta Suriye, Irak, Filistin, Afganistan, Myanmar, Arakan olmak üzere dünyanın muhtelif yerlerinde Müslümanların karşı karşıya kaldığı şiddet, savaş, terör, çatışma ve kaos ortamı, Şam'ın sürekli tahrip edilmesi, katledilen masum canlar, yaşanan mazlumiyetler ve mağduriyetler, vicdan sahibi herkesi ve bütün Müslümanları derinden sarsmaktadır.

“Müslüman dünyanın bu zorlu süreci atlatarak yeniden güven ortamına kavuşturulması, her türlü farklılığa rağmen çokluk içinde birliği sağlamalarına bağlıdır…”

Müslüman dünyanın içinden geçmekte olduğu bu zorlu süreci en az zararla atlatarak yeniden selam, eman ve güven ortamına kavuşturulması, imanları, kalpleri ve gayeleri bir olan Müslümanların coğrafyaları birbirine ne kadar uzak olursa olsun dilleri, ırkları, mezhep ve meşrepleri ne kadar farklı olursa olsun çokluk içinde birliği sağlamalarına, İslam'ın insanlığa takdim ettiği ilim, hikmet ve marifet yolunu takip etmelerine, barış, adalet ve merhameti tesis etmelerine ve kurumsallaştırmalarına bağlıdır.

“Asya-Pasifik Müslümanlarının kadim, dini, kültürel ve tarihi dokusunun, Ortadoğu'da ortaya çıkan ve İslam'ı tekeline alan, bazı türedi anlayışlardan korunması gerekir…”

Ortadoğu'da ortaya çıkan ve İslam'ı tekeline alan, kendisi gibi inanmayanları tekfir eden, ahlak ve hukuk tanımayan, kirli savaşları cihat olarak telakki eden bazı türedi anlayışların Asya-Pasifik ülkelerindeki Müslümanlara sirayet etmemesi için bu coğrafyalardaki kadim, dini, kültürel ve tarihi dokunun korunması büyük önem arz etmektedir. Bu çerçevede bilhassa sahih dini kaynaklar, din eğitimi, din hizmetleri, alim yetiştirme düzeni, eğitim ve medrese sistemi günümüz şartlarında yeniden tahkim edilmelidir.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR