Üst Header Banner Reklam
 
Başbakan: Milletin Kararı En Doğru Karardır
Sandıklardan seçim sonuçlarının gelmeye başlamasının ardından çok sayıda partili, Başbakan Davutoğlu'nun merkez Meram ilçesindeki konutunun yakınında toplandı.
8.06.2015 00:06:12
Bu haber 861 kez okundu
Başbakan: Milletin Kararı En Doğru Karardır

 Milletin Kararı En Doğru Karardır

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, seçim sonuçlarını değerlendirirken "Hiç merak etmeyin Allah'ın izniyle milletin kararı en doğru karardır. Hiçbir güç karşısında eğilme gibi bir şey söz konusu olmaz" dedi.

Sandıklardan seçim sonuçlarının gelmeye başlamasının ardından çok sayıda partili, Başbakan Davutoğlu'nun merkez Meram ilçesindeki konutunun yakınında toplandı.

Konuta yaklaşık 100 metre mesafedeki caddede bir araya gelen partililer, havaalanına gitmek üzere parti otobüsüne binen Davutoğlu'na sevgi gösterisinde bulundu.

 Tekbirler getiren partililer, "Konya seninle gurur duyuyor", "Dik dur eğilme Konya seninle" sloganları attı.

Başbakan Davutoğlu da "Hiç merak etmeyin Allah'ın izniyle milletin kararı en doğru karardır. Hiçbir güç karşısında eğilme gibi bir şey söz konusu olmaz" diye konuştu.

Burada vatandaşlara seslenen Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Allah razı olsun. Her zaman olduğu gibi bağrınıza bastınız. Yine inşallah hep beraber Konya'da çok güzel günler yaşayacağız. Allah tekrar Konyamızı ve ülkemizi aziz eylesin. Hepinize teşekkür ediyorum, bütün komşularımıza bu sıcak, muhabbet dolu uğurlama için. Allah sizden razı olsun. Dünkü o muhteşem miting için çok teşekkür ediyorum. En büyük şeref Konyalı olmaktır. Allah razı olsun. Allah'a emanet olun, hayırlı akşamlar diliyorum."

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Hamdi YALÇIN
KOALİSYON MU, AZINLIK HÜKÜMETİ Mİ? İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi neferlerinin can hıraç çalışarak 7 haziran seçim maratonuna çok iyi hazırlandıklarına tanık olduk. Ancak üç dönem kuralı nedeniyle bu defa aday olamayan milletvekillerinden bir kısmının maalesef seçim maratonunda yeteri kadar çalıştıklarını söyleyemem. Ayrıca seçime katılan yeni adayların da yeterince koşturmadıklarını zira Ak Partinin geçmişteki başarı grafiğinin yüksekliğini göz önünde bulundurarak fazla performans harcamadıklarını düşünüyorum. Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan Prof.Dr.Ahmet Davutoğlu'nun performansı ve fedakarca çalışması ise, her türlü taktirin üzerindedir. Seçim maratonunda ülkenin dört bir yanına koşan Sayın Davutoğlu üzerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmiştir. Ayrıca partide üç dönem kuralına takılmayan ancak aday gösterilmeyen milletvekilleri vardı ki örneğin İzmir milletvekili İlknur Denizli gibi partide her şart ve zeminde çalışmayı, dikenli yollarda yürümeyi göze alabilen milletvekilleri de oldu. Seçimlerden 1 ay önce 88 yaşındaki Mahmut amcayla tanışmıştım. O bana aynen şunu söylemişti: " Evladım, Ak parti iktidarında yapılan yatırım ve hizmetler bu ülkeyi 30 yıl 40 yıl ileriye götürdü, Ak parti ülkeye çok süratli ve hızlı iş yaptı.Eğer ki bu millet, bu yapılanları gözardı eder de, istikameti doğru olan bir iktidarı raydan çıkarırsa bu ülke çok şey kaybeder" demişti. O Mahmut amca şunu da söylemişti: " Evladım Ak parti döneminde bu ülkeye yapılan hizmetler ve yatırımlar ile demokratik hak ve kazanımlar ondan sonra hangi iktidar iş başına gelirse gelsin, hiçbir iş yapmasa dahi onun mirası bu ülkeye yıllarca yeter" demişti. Şimdi kendi kendime soruyorum, acaba Mahmut amcamız doğru mu söylemişti? diye. Seçim döneminde Ak partinin iktidardan düşürülmesi için her türlü yolların denendiği ülkemizde; seçim akabinde ortaya çıkan bugünkü tablodan güçlü bir iktidardan söz etmemiz mümkün olabilecek mi? Tabii ki hayır diyeceksiniz. Öte yandan Ak partinin tek başına iktidar olamamasına birçokları seviniyor olabilir. Ak partiyle ülkenin düzlüğe çıkartıldığı bir dönemde inşallah yeniden bir kaos ortamına sürüklenmeden Yüce Meclis bir koalisyon hükümetini çıkarmayı başarabilsin. Kanaatimce birkaç alternatif de var. Mesela, Ak parti ile CHP koalisyon hükümeti, AK Parti ile HDP koalisyon hükümeti, AK parti ile MHP koalisyonu veya CHP, MHP, HDP koalisyon hükümetini düşünebilirsiniz. 7 Haziran 2015 Genel Seçim tablosunda, halen bir önceki dönemde Yüce Mecliste görev yapan dört partinin aynen seçildikleri, halk iradesinin koalisyon yapılmasını istediği ortaya çıkmıştır. TBMM'de görev yapacak bu dört parti bir uzlaşmayla hükümetin kurulmasının önünü açmalıdırlar. Ben şu partiyle hükümet kuramam, bununla yapamam diyerek, görevden kaçanları ve birtakım mazaret üretenleri, bu halk çok iyi tanır ve onları kara listeye almayı da çok iyi bilir. Azınlık hükümeti kurulması halinde; hükümete destek vereceğini söyleyen parti veya partiler çok büyük sorumluluk üstlenmeli azınlık hükümetini yarı yolda bırakarak ülkenin sıkıntıya girmesine, ekonominin bozulmasına ve kaos ortamına sürüklenmesine neden olmamalıdır, aksi halde bunun vebalini çok ağır öderler. Demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunu iddia eden siyasi partilerimiz geçmiş dönemlerde yaşanılan sıkıntıları gözönünde bulundurarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın hükümet kurma görevini vereceği parti liderleri ülkemizi ve aziz milletimizi düşünerek hiç vakit kaybetmeden süratli bir şekilde hükümeti kurmayı başarmalıdır. Bundan kaçış yoktur, olamaz da... Ülkemizin yine birinci ve en büyük partisi Ak Parti ile TBMM'de görev yapacak diğer partiler mutlaka hükümetin kurulması istikametinde önyargıları ile kendi heva ve heveslerini bir kenara bırakarak, kafalarında ve gönüllerinde müspet düşüncelere yer ayırmalıdırlar. Ülkenin birinci ve en büyük partisi Adalet ve Kalkınma Partisi ile birlikte koalisyon hükümeti kurmaya yanaşmayan ve kendi aralarında da koalisyon hükümetini çıkarmak istemeyen bu partiler, görev almaktan ve aziz milletimize hizmet yapmaktan kaçınırlarsa; o zaman milletimize söyleyecekleri ne olabilecek? Aldıkları oyların daha çok artacağını veya tek başlarına iktidar olabilecekleri hayalini kuracak olanlara, ben de şunu söylemeden geçemiyeceğim; ülkemizi ve milletimizi hükümetsiz bırakan, görev almaktan kaçınan, hükümetin kurulmasına engel olan, birçok mazeretler üreten diğer partilerin akıbetlerini bugünden görür gibi oluyorum... Yapıcı olmayan partilere milletimiz yapılacak ilk seçimde öyle bir tokat vurur ki, milletin iradesine saygınız yok, görev yapmaktan kaçıyorsunuz, o zaman size verdiğimiz oyları tekrar AKP'nin tek başına iktidar olması için kullanıyoruz ve Ak Partiyi yüzde 60'la tek başına iktidar yapmaya karar verdik ve bu irademizi sandığa yansıtıyoruz, aldığınız bugünkü oyları da yarın mumla ararsınız demeyeceğinin garantisini kim verebilecek? Ülke menfaatleri en önde tutulmalı, Demokrasinin vaz geçilmez unsurları olan ve TBMM'de grubu bulunan tüm siyasi partiler çok iyi düşünerek millet iradesine saygılı olmak ve gereğini yapmak zorundadırlar...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR