Üst Header Banner Reklam
 
BAŞKANLIK SİSTEMİYLE İLGİLİ TARAFLAR POZİSYONUNU KORUYOR
Başbakan Davutoğlu yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, reformlar ve bütçe ile ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere Kılıçdaroğlu ile TBMM’de bir araya geldi.
30.12.2015 15:43:38
Bu haber 603 kez okundu
BAŞKANLIK SİSTEMİYLE İLGİLİ TARAFLAR POZİSYONUNU KORUYOR

 CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, AKP-CHP Anayasa buluşmasının ardından açıklama yaptı:

BAŞKANLIK SİSTEMİYLE İLGİLİ TARAFLAR POZİSYONUNU KORUYOR

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Prof. Dr. Haluk Koç, geçen yasama döneminde kurulan ve belirli bir aşamaya getirilen Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun yeniden canlandırılabileceğini söyledi.

Başbakan Davutoğlu yeni anayasa, Meclis İçtüzüğü, reformlar ve bütçe ile ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere Kılıçdaroğlu ile TBMM’de bir araya geldi.

Görüşmeye Davutoğlu ile birlikte Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, AKP Genel Başkan Yardımcıları Mehmet Ali Şahin ve Ömer Çelik ile AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı katıldı.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na ise CHP Genel Başkan Yardımcıları Haluk Koç, Selin Sayek Böke ve Bülent Tezcan ile CHP Grup Başkanvekili Engin Altay eşlik etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’deki makam odasında gerçekleşen ve yaklaşık 2 saat 15 dakika süren görüşmenin ardından basına açıklama yapan Koç şunları söyledi:

UZLAŞMA KOMİSYONU ÖNERİSİ MASADA

“Değerli arkadaşlarım, Sayın Başbakan yanındaki heyetle beraber Cumhuriyet Halk Partisi’ne  2 saat 15 dakika kadar süren bir ziyarette bulundular. Bu ziyaretin içeriği zaten daha önce basınla paylaşılmıştı. Bu çerçevede MHP’yi ziyaretinden sonra kendisi herhalde daha geniş kapsamlı bir değerlendirme yapacaklar.

Bizim bugün itibarıyla ifade edeceğimiz hususları sizlerle şu şekilde paylaşabilirim. Biliyorsunuz geçen yasama döneminde TBMM’de bir Anayasa Uzlaşma Komisyonu kurulmuş idi. Siyasi partilerimizden eşit sayıda milletvekilinin katıldığı bir çalışma grubu. Bu 59 – 60 maddelik bir uzlaşma sağlamış idi biliyorsunuz. Başkanlık sistemi tartışmalarıyla yasama ve yürütmeyle ilgili maddelerde ilerleme sağlanamamıştı. Bu anayasa çalışma komisyonunun, uzlaşma komisyonunun tekrar canlandırılması önerisi masaya geldi. Ve bu konuda da Cumhuriyet Halk Partisi olarak görüşlerimiz baki kalmak suretiyle bu çalışmanın devam etmesini bizler önerdik.

TÜRKİYE 12 EYLÜL AYIBINDAN KURTULMAK ZORUNDA

İkinci olarak belki de en önemlisi herkes her zaman şikayet ediyor; Sayın Başbakan da, iktidar partisi yetkilileri de, Sayın Genel Başkanımız da, Cumhuriyet Halk Partisi yetkilileri de ifade ediyor. Türkiye artık 12 Eylül ayıbından kurtulmak zorunda. Türkiye artık 12 Eylül darbe yasalarının bugün toplumumuzu bunaltmasından çıkmak zorunda. Bunun için Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, birçok 12 Eylül’den kalan mevzuatın ayıklanabilmesi için bir çalışma yapılıyor. Zaten bizim çalışmamız var. TBMM’ye bu konuda değişik yasa teklifleri sunulmuş idi Cumhuriyet Halk Partisi tarafından. İktidar partisi de böyle bir envanterle gelecek. Birinci sınıf demokrasiye ulaşabilmek adına kişi hak ve özgürlükleri önündeki tüm temel 12 Eylül hukuku engellemelerinin artık kalkması gerekiyor. Bu yasal çerçevede yapılması gereken bir çalışma. Bu konuda bir anlayış birliğine varıldı. Bunu ifade edebilirim.

TORBA VE TEMEL YASA RAHATSIZLIĞI

Sayın Kılıçdaroğlu- parlamentoyu takip eden muhabir arkadaşlarımız bilecekler- bilhassa temel yasa ya da torba yasa uygulamalarından şikayetini ifade etti. Bugün şu anda da Genel Kurul’da görüşülen 12 maddelik bir torba yasa biliyorsunuz, temel yasa olarak geliyor. 6’şar maddeden iki bölüme ayrılmış durumda. Bu birbiriyle ilgisiz, alakasız konuların bir araya getirilerek böyle bir sürecin içine sokulmasından sıkıntı duyduğumuzu ifade ettik. Oysa temel yasa bir ana hukuk dalını, bir ana sosyal dalı ilgilendiren o alanda tümsel bir değerlendirme yapan yasalardır. Buna uygun davranılmadığını ifade etti. Bunlar da iktidar partisi tarafından değerlendirilecek.

AB REFORM PAKETLERİNE CHP DESTEĞİNE DEVAM

İçtüzükle ilgili çalışmalar, TBMM’nin daha etkin çalışabilmesi, tabi ki yasama görevi yanında denetim görevi de var. Ve ismi üstünde parlamento, bir tartışma ortamı. Bu işlevlerini sürdürürken yasama gücünün de daha kuvvetlendirilmesi için iktidar partisinin bazı önerileri oldu. Ve bir içtüzük çalışması var hatırlayacaksınız. Bu içtüzük çalışmasının o komisyonun çalışmalarına devam etmesi önerildi ve önemli olan sorunsuz paylaşacağım Avrupa Birliği Uyum Yasaları. Bilhassa bu vize muafiyeti konusunda, zaman tahditli olarak da Türkiye’nin önünde bulunan bir takvim var. Daha önceki süreçlerde de, Cumhuriyet Halk Partisi AB’yle ilgili getirilen tüm reform paketlerine olumlu oy kullanmıştır, tespitlerini yapmıştır, varsa uyarılarını yapmıştır. Ama Türkiye’nin önünü açacak şekilde bir tavır, davranış ortaya koymuştur. Bu konuda da işte kişisel verilerin korunması olsun, diğer konular olsun bu paket içerisine girecek. Çünkü miatlı bir takvim. Sonuçta bir vize muafiyetine girebilecek olan süreçte TBMM’ye gelecek olan bu şekildeki reform paketinde de Cumhuriyet Halk Partisi desteğini tabi ki sürdürecek. Paket geldikten sonra tespitlerini, eleştirilerini yapabilir, uyarılarını yapabilir. Ama burada yapıcı rolünü daha önce oynadığı gibi oynamaya devam edecek. Bu çerçevede oldu. MHP’yle de görüşecekler.

BAŞKANLIKTA POZİSYONLAR KORUNUYOR

Soru- Başkanlık sistemini anlattı mı efendim?

Haluk KOÇ- Başkanlık sistemiyle ilgili bizler kendi pozisyonumuzu koruyoruz. Herhalde onlarda kendi pozisyonlarını koruyorlar.

Soru- Anlattı mı efendim size Sayın Başbakan nasıl bir başkanlık sistemi?

Haluk KOÇ- Net bir açıklama yok.

Soru- Nasıl bir sistem önereceğini merak ettiğinizi ve bunu kamuoyuyla paylaşacağınızı ifade etmiştiniz.

Haluk KOÇ- Böyle detaylı bir tartışma olmadı. Çünkü biz pozisyonumuzu burada koruyoruz. Yani demokratik temsili parlamenter sistemin güçlendirilmesi, yasama, yürütme ve yargı erkinin, güçler, kuvvetler ayrılığı ilkesinin güçlendirilerek, tahkim edilerek hayata geçirilmesi için biz temel düşüncelerimizi zaten ifade etmiştik. Bizim pozisyonumuz aynı noktada arkadaşlar.

Soru- Bugün anayasa için model önerdi mi başkanlık sistemiyle ilgili?

Haluk KOÇ- Hayır. Kendi düşüncelerinin bu şekilde olduğunu ama o şeklin çerçevesini şekildeki gibi diye bir…

Soru- Yani Amerikan tipi başkanlık mı geldi? Türkiye tipi başkanlık önerisi mi geldi efendim?

Haluk KOÇ- Bir şey gelmediği için açıklamak durumunda değilim. Onu kendisi değerlendirir.

Soru- Peki anayasayla ilgili olarak uzlaşma komisyonu gündeme geldi dediniz. Yine 4 partinin katılımı ve eşit üyeli bir temsil mi öngörülüyor?

Haluk KOÇ- Aynı şekilde.

Soru- Onlar mı getirdiler?

Haluk KOÇ- Bakın söyleniyor daha 60 madde var şudur budur. Biliyorsunuz 60 maddede niye kaldığını da konuşmam sırasında ifade etmiştim. O zamanki başkanlık tartışmaları sırasında yasama ve yürütmeyle ilgili maddelerde tıkanıklık olduğu için 60’la sınırlı kalmıştı. Önemli bir çalışmaydı.

Şöyle söyleyeyim, kişi hak ve özgürlüklerini öne alan, demokratik, özgürlükçü, her türlü vesayetten arınmış, bunlar bir zümre ve kişi vesayetleri de dahil bir çerçeve içerisinde bir anayasa çerçevesinin oluşmasını zaten öteden beri söylüyoruz. Seçim programımızda da var. Bu konuda daha önceki basın toplantılarında ifade ettiklerimizde var. Sayın Genel Başkanımızın da bu konuda vurguları var. Bu çerçevedeki görüşümüz ve çizgimiz belli.

Soru- Tekrar bir görüşme olacak mı? Yoksa komisyon kurulma aşamasına mı geçilecek?

Haluk KOÇ- Yani bu çalışmanın devam ettirilmesi. Bir tek bizle bağlı değil biliyorsunuz.

Soru- Eşit temsil olmaması yönünde görüşler vardı?

Haluk KOÇ- Biz eşit temsil noktasında aynen devam etmesi konuşulduğuna göre geçen seferki statünün devamı şeklinde değerlendirmek daha uygun olur.

DİYALOG ÇERÇEVESİ ZORLANMALI

Soru- Görüşmeler devam edecek mi, yeniden bir araya gelecek misiniz?

Haluk KOÇ- Şimdiye kadar Türkiye’de hükümet olan iktidar partisiyle muhalefetin arasında bir bariyer vardı, bir görüşmemezlik vardı. Siyasetin zaman zaman kendi iç doğası olarak sertleştiği dönemler olur. Ama paylaşmak, diyalog çerçevesini zorlamak bence gelişmiş bir demokrasinin temel şartlarından biri. Sayın Başbakan burada iyi niyetini ortaya koyuyor. Sayın Kılıçdaroğlu da zaten diyaloğa açık. Ama söylediğim gibi biz kendi pozisyonumuzu, kendi ilkelerimizi ve kendi gerekçelerimizi koruyarak bu diyaloğa kapalı değiliz.

KILIÇDAROĞLU “TUTUKLU GAZETECİLER” RAHATSIZLIĞINI BİR KEZ DAHA VURGULADI

Bu arada tutuklu gazetecilerle ilgili Sayın Kılıçdaroğlu rahatsızlığını bir kere daha belirtti. Sayın Başbakan da tutuklu yargılamanın kabul edilemeyeceğini, tutuksuz olması gerektiğini, zaten daha önce de ifade ettiğini vurguladı. Bu konuda nasıl bir gelişme olacak onu da hep beraber takip edeceğiz. Bir kere daha, 30 Aralık itibariyle, bu konudaki duyarlılığımız Cumhuriyet Halk Partisi tarafından ifade edilmiştir."

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR