Üst Header Banner Reklam
 
BU ÜLKENİN HÜKÜMETİ, İSTİHBARAT YOK MU?
Türkiye’de Bir Kaos Ortamı Oluşturmaya Çalışanlar, Milletimizin Basiret, Feraset ve Cesareti Karşısında Hiçbir Zaman Karanlık Hedeflerine Ulaşamayacak
8.06.2016 17:05:27
Bu haber 630 kez okundu
BU ÜLKENİN HÜKÜMETİ, İSTİHBARAT YOK MU?

 BU ÜLKEDENİN HÜKÜMETİ, İSTİHBARAT YOK MU?

Saadet PartisiGenel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, haftalık olağan basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

Değerli Basın Mensupları.

Haftalık olağan basın toplantımıza hoş geldiniz.

Cenabı Allah bu toplantımızı, ülkemizin, İslam âleminin ve bütün insanlığın hayrına vesile kılsın inşallah…

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Başı rahmet, ortası mağfiret sonu ise necat, (yani her türlü azaptan kurtuluş) olan mübarek Ramazan ayına bir kez daha kavuşmuş olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Elhamdülillah.

Rabbim, bu manevi iklimi en iyi şekilde değerlendirmeyi bizlere nasip etsin.

Bu mübarek ayda yapacağımız tüm ibadetler, ülkemizin birlik ve beraberliğine, bölgemizin huzur ve istikrarına, İslam âleminin barış ve kardeşliğine vesile olsun.

Gerçekten Türkiye olarak, huzura, barışa, mutluluğa o kadar ihtiyacımız var ki!

Son dönemde adeta ülkemiz üzerinde bir karabasan dolaşıyor.

Gün geçmiyor ki yeni bir felaket haberiyle sarsılmayalım.

Gün geçmiyor ki yeni güne yeni bir acıyla başlamayalım.

Maalesef terör belasının acısını dindiremeden trafik terörü, trafik terörünün acısını dindiremeden terör belası yüreklerimizi yakıyor.

Önceki gün Osmaniye’de yaşanan elim trafik kazası ile yüreklerimize kor gibi ateş düştü.

Tek bir bir kazada tam 14 canımızı birden kaybettik. 6 tanesi daha ilkokul öğrencisi. Bir günde trafik terörüne kurban verdiğimiz insan sayısı tam 20 kişi.

Daha bu evlatlarımızın yasını tutamadan, ne olduğunu anlayamadan, bu sefer de İstanbul’dan gelen bir başka acıyla sarsıldık.

İstanbul Vezneciler’de patlayan bomba 7’si polis 11 vatandaşımızın şahadetine neden oldu. 3’ü ağır 36 da yaralı var.

Akif’in feryadı gibi feryad edesimiz geliyor;

“Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?

Mahşerde mi biçarelerin yoksa felahı?”

Allah yardımcımız olsun.

Ben, sözlerimin hemen başında, bu terrorist saldırıyı bütün nefretimle lanetliyor, saldırıda hayatını kaybeden şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Bir kez daha milletimizin başı sağolsun.

Bir kez daha ifade ediyorum,  Aziz milletimiz en kritik dönemlerde, en zor badireleri atlatmıştır. Bu karanlık dönemi de, el ele, omuz omuza vererek atlatacaktır.

Ramazan’ın manevi ikliminde gerçekleşen bu hain saldırı hiç şüphesiz ki doğrudan doğruya kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi hedef almıştır.

Ancak ne kadar alçaklaşırlarsa alçaklaşsınlar, teröristler, terörü bir araç olarak kullanan güçler, terör eliyle Türkiye’ye mesaj vermeye çalışan çevreler Türkiye’de bir korku ve kaos ortamı oluşturmaya çalışan katiller, Milletimizin  basiret, feraset ve cesareti karşısında hiçbir zaman karanlık hedeflerine ulaşamayacaklardır.

Bunu herkes böyle bilsin.

Ancak iktidar açısından gelinen nokta, rutin açıklamalarla geçiştirilemeyecek boyuttadır.

Sorumlular, yetkili merciler ve elbette iktidar hesap vermelidir.

Başarıyı sahiplenenler başarısızlığın sorumluluğunu da üstlenmek zorundadır.

Alınan bütün güvenlik önlemlerine, şehirlerin girişine kurulan emniyet bariyerlerine rağmen nasıl oluyor da İstanbul ve Ankara gibi Türkiye’nin en büyük şehirleri, bu kadar kolaylıkla terörün hedefi olabiliyor.

Bunun hesabı verilmelidir.

Nasıl oluyor da bomba yüklü araçlar bu kadar kolaylıkla patlatılabiliyor?

Nasıl oluyor da bomba yüklü araçlar, şehirlerde böylesine rahat dolaşabiliyor?

Bu ülkenin hükümeti, istihbaratı yok mu?

Bunun hesabı verilmelidir.

Terörist unsurlar, ellerini kollarını sallayarak böylesine sansasyonel eylemler yaparken, istihbarat ve güvenlik birimleri, nasıl oluyor da bu kadar yetersiz kalabiliyor?

Bunun hesabı verilmelidir.

DEĞERLİ ARKADAŞLAR…

Çok açık ki ülke olarak, millet olarak büyük bir ihanetin ve sinsi bir kuşatmanın hedefiyiz.

Bütün küresel terör örgütleri Türkiye’yi hedef almıştır.

Daha önce Irak’da, Libya’da ve Suriye’de sergilenen kanlı oyun, şimdi terör yoluyla Türkiye’de oynanıyor.

Bu saldırıların arkasında,  Türkiye’yi bir Irak, bir Libya, bir Suriye haline getirme çabaları vardır.

İşin daha da kötüsü; işbaşında, olayları değerlendiremeyen, tehlikeleri önceden göremeyen, tarih şuurundan yoksun, tecrübesiz, vizyonsuz ve basiretsiz bir ekibin bulunmasıdır.

İktidar sahiplerinin aldığı “en önemli tedbir”, olaylardan sonra bağırıp, çağırmak, onu bunu suçlamak ve orayı burayı tehdit etmektir.

Bu tür bağırıp çağırmaların hiçbir derde deva olmadığı olaylarla açıkça, kesin olarak anlaşılmıştır.

Bu yüzden artık pansuman tedbirlere değil, topyekûn bir yaklaşım değişikliğine ihtiyaç vardır. İç politikadan dış politikaya kadar, terörle mücadeleden sınır güvenliğine kadar her alanda yeni bir vizyon oluşturulmalıdır.

Saadet Partisi’nin reçeteleri uygulanmalıdır. Başka çare, başka çözüm yolu yoktur. Varsa niçin uygulamıyorsunuz?

DEĞERLİ ARKDAŞLARIM, AZİZ MİLLETİM…

Bu ortamda, Başkanlık sistemi gibi, Avrupa Birliği gibi, dokunulmazlık gibi fantezilerle uğraşmayı bir kenara bırakıp, Türkiye’nin istihbaratı, güvenliği ve huzuru için gereken önlemler alınmalıdır.

Biz, bu konuda Hükümet’e her türlü desteği vermeye hazırız.

Allah ülkemizi daha büyük acılardan, felaketlerden korusun. Bu karabulutların bir an evvel dağılması en büyük duamız, en büyük temennimizdir. İnşallah Ramazan’ın mübarek iklimi buna vesile olur.

Bu temenni ile katılımınızdan dolayı teşekkür ediyor, hayırlı çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR