Üst Header Banner Reklam
 
CNN International Televizyonuna Konuştu
“ABD Suçluların İadesi Anlaşması Gereği, Gülen'i Vermek Durumunda”
20.07.2016 17:02:26
Bu haber 566 kez okundu
CNN International Televizyonuna Konuştu

  “ABD Suçluların İadesi Anlaşması Gereği, Gülen'i Vermek Durumunda”

CNN International televizyonuna konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) geri püskürtülen darbe girişimiyle ilgili CNN International televizyonuna bir mülakat verdi. Becky Anderson'ın darbe girişimi ile ilgili soruların cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmelerde bulundu.

“DARBE GİRİŞİMİNİ HABER ALINCA HALKI SOKAĞA DAVET ETTİM”

15 Temmuz'da ailesiyle birlikte 5 günlük tatil için Marmaris’te olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan o gece yaşananlara ilişkin şunları söyledi: “O gün akşam 20.00 gibi bir haber aldık. Dediler ki 'böyle böyle Türkiye genelinde İstanbul, Ankara gibi bazı gelişmeler var, bir hareketlilik var.' Yola çıktıktan sonra da yanımda eşim var, damadım var, torunlarım var. Fakat hareket etmeden önce 'kameraları davet edeyim' dedim, medyayı davet ettim. Medyayı davet ederek medyayla Türkiye’ye seslendim. Fakat Türkiye’ye seslendiğimde de medyanın bu yayınları, yani ulusal yayınlar verilmedi. Verilmeyince, bu defa orada da bir B planına geçmek zorunda kaldık, ne yaptık? Cep telefonlarıyla bu defa bazı televizyon kanallarıyla, haber kanallarıyla irtibatlar kurduk. Onlar vasıtasıyla tüm halkı Türkiye genelinde sokağa davet ettim, meydanlara davet ettim. Ve meydanlara davet ettiğimde de hemen aldığım ilk tepkiler, 'vatandaş artık meydanlara dökülüyor' dediler. Bu tabii çok önemliydi, çünkü bu darbecilerin anlayacağı tek dil karşı darbeydi, karşı darbeleri de en iyi millet yapar ve bizim milletimiz de bunu başardı."

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

Darbe girişimi gecesi, CNN Türk, A Haber, NTV ve TGRT ile ‘facetime’ adı verilen cep telefonu uygulamasıyla görüntülü görüşme yaparak mesajını iletme imkânı bulduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorulan bir soru üzerine basın özgürlüğü konusu ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: "Eğer özgür basın konusunda birileri Türkiye’de ‘basın hala özgür değil’ diyorsa, şu anda Türkiye’de bakın bir darbe olmuştur ve bu darbenin yanlıları olanlar vardır. Bir de bu darbenin karşısında olan medya vardır. Şimdi soruyorum, "Bu darbeyi destekleyen basına karşı bu ülkede yargının atacağı herhangi bir adım yok mu? Var. Neden? Çünkü biz eğer bu darbeyi bastıracaksak, bu darbenin yanlısı olanları bu noktada bir defa gerekli olan yere oturtmamız lazım. Çünkü yalan yanlış haberlerle, dezenformasyonla bir defa vatandaş, halk aldatılmaktadır”

“15 DAKİKA DAHA KALMIŞ OLSAYDIM ÖLDÜRÜLECEKTİM”

Darbe girişiminde 208 kişinin şehit olduğunu, 150’i aşkın ağır olmak üzeri çoğu sivil 1500 yaralının bulunduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak 208 insanın ölümüne seyirci kalamayacağını vurguladı ve "Beni bu makama getiren halk bunun hesabını yarın bana sormaz mı? Sorar. Ama şu anda halkım benim şahsıma yönelik Marmaris’te yapılan operasyon ki orada benim iki korumam şehit oldu, eğer orada ben şöyle bir 10 dakika, 15 dakika daha kalmış olsaydım bu defa beni ya orada öldüreceklerdi veya beni alıp götüreceklerdi. Fakat oradaki artık bir arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmenin neticesinde hemen anında oradan hareket edip çıkmış olmamız, onların bizi yakalamasını engellemiş oldu" dedi.

MARMARİS’TEN İSTANBUL’A GİTME KARARI

O gece yaşanan süreçle ilgili an be an her şeyden haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk Havalimanına inişlerini ise şu sözlerle aktardı: “Tabii bir defa kuleyi ele geçirmişlerdi ve ben uçağımdan İstanbul Emniyet Müdürü arkadaşıma talimatları verdim. Dedim; 'Kuleyi hangi şartlarda olursa olsun bir defa bu işgalcilerden kurtaracaksınız'. İstanbul Emniyeti yaptığı operasyonla kuleyi bu işgalcilerden kurtardı. Fakat tabii iletişimde ister istemez havada oluşumuz sebebiyle bazı sıkıntılar yaşanıyor. Bu esnada ben pilota şunu söyledim, 'Bizim şu anda havada kalma müddetimiz ne kadar? 3-4 saat' bir. İki, şu anda pist karanlık çünkü karartılmış vaziyetteydi. Pilota 'Sen bu karanlık piste kendi ışıklarınla inebilir misin?’ dedim. 'İnerim, ancak pistin üzerine herhangi bir unsur koymuşlarsa bu bizim için çok tehlikelidir, riske edemem' dedi. 'Bizim uçağımız çok kısa mesafede rahatlıkla bir defa uçabilen ve çok kısa mesafede de durabilen bir uçak. Dolayısıyla gerekirse bu riski de göze alacaksın' dedim. Fakat bu arada biz bir taraftan da pistin aydınlatılması için kule ele geçince pistin aydınlatılması da sağlandı ve böylece biz Atatürk Havalimanına inmiş olduk."

“12 SAATTE NETİCE ALINDI”

Havalimanına indikleri andan itibaren F-16 uçaklarıyla üzerinde çok kısa mesafede, ama ses hızının ötesinde uçuşlar yapıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Eroğan, F-16 uçaklarının ses hızını aştığında bombalamaya benzer bir ses çıkardığını hatırlattı, havalimanında toplanan ve kendisini bekleyen 10 binin üzerindeki vatandaşla kucaklaşma fırsatını bulduklarını söyledi.

"İstanbul'a giderken artık hiç Türkiye'nin cumhurbaşkanı olmayacağı endişesi taşıdınız mı?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle bir şey hiç aklımdan geçmedi. Çünkü biz hiçbir anda arkadaşlarımla beraber böyle bir endişeye kapılmadık, böyle bir sıkıntıyı yaşamadık ve zaten açıklamalarımızı da ilk yaptığımız andan itibaren, Türkiye Cumhuriyeti Devleti iş başındadır, hükûmet iş başındadır, Cumhurbaşkanı makamındadır, hiçbir endişeye mahal yoktur ve 'bu işgalcilerden de çok kısa zamanda bu işi temizleyeceğiz' dedik ve 12 saat sürdü. 12 saatte zaten neticeyi aldık" diye cevap verdi.

“MİLLETİN, DEVLETİN SİLAHIYLA ORTAYA DÖKÜLDÜLER”

Darbe girişimini kendinin planladığı yönündeki suçlamaları, ‘asparagas haberler’ olarak nitelendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böyle bir şey planlanır mı? Bu kadar sivilin ölmesine 208 insanın, 1500 insanın yaralanmasına, tankların altına sivil vatandaşların girmesine zemin hazırlanır mı? Bu insanın ne vicdanına sığar, ne insani yapısına sığar, böyle bir şeyin bir defa olması asla mümkün değil. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları böyle bir şeyi bir defa kabul etmeleri mümkün olmadığı gibi, biz onlar için adeta fedai can etmiş bir kadroyuz, bizim gidişimiz böyledir." diye konuştu.

Bu tür bir operasyonu yapanların, bu ülkede darbe girişimi içerisinde bulunanların ‘her an olabilecek tipler’ dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimiyle kurumları ele geçirmeye çalışan FETÖ'nün bu ülkede en büyük darbeyi yediğini vurgulayarak, "Kendilerini ele verdiler, çok açıkça verdiler. Ve bugüne kadar silahsız görüntü veren bu güruh artık silahsız değil silahlı olduğuyla ortaya çıktı ama kimin silahı? Milletin, devletin silahıyla ortaya döküldüler" ifadesini kullandı.

“GÜLEN’İN İADESİ İLE İLGİLİ DOSYA HAZIR, RESMİ BAŞVURU YAPILACAK”

Becky Anderson'ın, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye iadesi için ABD makamlarına resmi başvuru yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu örgüt lideri ile ilgili dosyaların hazırlandığını açıklayarak, birkaç gün içinde resmi başvurunun yapılacağını aktardı.

Konu ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben tabii sözlü talebimi Sayın Obama’ya yapmıştım ve bunu birkaç kez yapmıştım. Dışişleri Bakanım yapmıştı fakat bu hafta içerisinde yazılı talebimizi başta ABD olmak üzere birçok Batı ülkesi, Afrika ülkesinden bu taleplerimizi yapmaya başlayacağız çünkü olay sadece Fetullahçı Terör Örgütü'nün başı değil, onunla ilgili bunların bir teşkilat şeması var. O teşkilat şemasının içerisindeki birçok kişinin de bulundukları ülkeler var, bunları o ülkelerden isteteceğiz" açıklamalarına yer verdi.

“ABD BİZDEN HANGİ TERÖRİSTİ İSTEDİYSE VERDİK”

ABD makamlarından, FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi ile ilgili olumlu cevap gelmemesi durumunda ne yapacakları sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan şu cevabı verdi: “Çok basit, bunu zaman zaman ben açıkladım. Bakın, şu anda biz yazılı talebimizi yapacağız, isteyeceğiz. Eğer yazılı talebimize olumlu bir cevap gelmediği takdirde Amerika, yarın bir gün Türkiye’de herhangi bir kendine göre suçlu telakki ettiği birisini isteyecek olursa, ben cumhurbaşkanı olarak böyle bir talebe onay vermem. Bugüne kadar bizden hangi teröristi istediyse, kendine göre terörist kabul ettiğini istediyse biz vermişizdir. Ama bu olaydan sonra çünkü suçluların iadesi anlaşması var. Sen benden istediğin zaman, benim stratejik ortağımsın, ben veriyorum; sen niye bana vermiyorsun? Sen de bana vereceksin. Vermediğin takdirde bundan sonra da burada bir mütekabiliyet vardır, dolayısıyla ben de onu vermem."

FETÖ elebaşı Gülen'in, Türkiye’ye iadesinin zor bir olay olmadığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Velev ki vatandaşı dahi olsa Amerika, böyle bir teröristi ki bizim Milli Güvenlik Siyaset Belgemizin içerisine de artık bu girmiştir. Bu konuda her türlü yardımı model ortağına, stratejik ortağına yapmak durumundadır, vermek durumundadır. Temenni ediyorum ki Amerika da bu desteği yapacaktır." şeklinde konuştu

Başbakan Binali Yıldırım'ın, "Bu şahsın (Fetullah Gülen) arkasında, bu çete liderinin, bu terör örgütü başının arkasında duracak ülke göremiyorum. Bunun arkasında duracak ülke, Türkiye'ye dost değildir, Türkiye'ye karşı ciddi bir savaşın içindedir" sözlerinin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben tabii Sayın Başbakanımızın bu ifadeyi nasıl kullandığını bilmiyorum ama ben şunu açıkça söyleyeyim, şu ana kadar bu konuyla ilgili görüştüğüm her devlet başkanı, her hûkümet başkanı bana olumlu cevaplar vermişlerdir. Yani bu konularda hemen müşterek çalışma içerisine girelim, dışişleri bakanlarımız görüşmelerini yapsınlar ve bu çalışmalarla birlikte de hatta hatta yasal düzenlemeler gerekiyorsa bunları da yapalım ve buna göre de biz buradaki adamlarını vesairelerini size iade ederiz" değerlendirmelerini yaptı.

GÜLEN'İN, ABD'NİN ULUSLARARASI TERÖR LİSTESİNDE YER ALMAMASI

Anderson'ın, FETÖ lideri Gülen'in ABD'nin uluslararası terör listesinde yer almadığını hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şimdi eğer olaya böyle bakarsak ayrı bir felaketle karşı karşıya kalırız. Yani Amerika’nın bizden istediği bir teröristi eğer Türkiye terör listesinin içine koymadıysa buna ne diyeceğiz? Şu anda sen kendi ülkende bunu terör listesine koymamış olabilirsin ama benim ülkemde terör listesine girmişse ve bizim de bu noktada suçluların iadesiyle ilgili bir anlaşmamız varsa, ben sizden bunu istiyorsam, siz bunu bana göndermelisiniz. Geçmişte bunun birçok örnekleri var, farklı ülkelerde var. Şimdi mesela diyelim ki Bin Ladin… Bin Ladin, Afganistan’da terörist miydi? Değildi. Ne oldu? İstedi, vermediler ama sonunda ne oldu? Amerika gitti, yerinde vurdu. Yani bu şeylerde bizim ikili ilişkilerimiz, suçluların iadesiyle ilgili ilişkilerimiz bence öne geçmeli ve adımlar da ona göre atılmalıdır diye düşünüyorum. Kaldı ki bizde bununla ilgili şu anda birçok dosya var, bu dosyaları biz peyderpey her ülkeye, istediğimiz ülkeye bunları göndeririz."

“İDAM KONUSUNDA PARLAMENTODAN ÇIKACAK KARARI ONAYLARIM”

Halkın, darbe girişiminde bulunanlar için idam cezasının geri getirilmesi yönünde çok ciddi taleplerinin olduğuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: "Meydanlar bu konuda inliyor. Başka olaylarda da bunu yaşadık çünkü terör olaylarının karşısında şu anda halkımızda oluşan kanaat şudur: ‘Kesinlikle bu teröristler öldürülmelidir’; vatandaş bu noktaya gelmiştir. Bunun başka bir çıkış noktası yoktur. 'Ben niye müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm olanı yıllarca cezaevlerinde besleyeyim? Ne gereği var?'; vatandaş bunu söylüyor. 'Bir an önce bu iş bitsin, benim canım gitmiş, benim canım yanıyor. Benim evladımı öldürdüler. 8 yaşında, 15 yaşında, 20 yaşında gençler, taze fidanlar şu olaylarda maalesef öldürüldü.’ Bunların anneleri, babaları, hepsi şu anda dertli... Onun için bu konuda çok hassas davranmamız gerekiyor ve adımı da biz buna göre atıyoruz. Burada bir vatana ihanet suçu var. Sizin bu talebinizi hükûmetimiz asla reddetmez ama bunun bir anayasal karara dönüşmesi nerede olacaktır? Parlamentoda olacaktır. Dolayısıyla parlamentoda liderler bunu görüşmek suretiyle gündemlerine almaları halinde ben cumhurbaşkanı olarak parlamentodan çıkacak böyle bir kararı onaylarım."

DARBE GİRİŞİMİ SORUŞTURMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorulan soru üzerine, darbe girişiminin bir parçası olanlarla ilgili açılan soruşturmalara ilişkin şu yorumlarda bulundu: "Şüphesiz şimdi onlar devam ediyor zaten. Ne kadar zamanda biter, nasıl biter, onu bilemiyorum ama şu anda yoğun bir şekilde yargının bu konularda çalışması var ve yargının bu süreçteki çalışmasını, gayretini takdirle izliyorum. Gece-gündüz demeden yürütüyorlar. Emniyet teşkilatımızın aynı şekilde çalışması var. Silahlı Kuvvetlerimizin içerisinde bu darbecilerin karşısına dikilen grubun çok ciddi kararlı bir duruşu var. Bunların da tabii bu süreçte milletin yanında olmaları darbenin karşı darbeyle bastırılması olayını getirmiştir."

“ASKERİ ÜSLERİN HEPSİNDE ELEKTRİKLER KESİLDİ”

İncirlik Üssü ile ilgili herhangi bir endişesi olduğunda ABD'deki yetkililerin kimi arayacağı sorusuna "Şimdi bu konuda Washington kimi arayacağını Türkiye’de gayet iyi biliyor. Birinci derece Washington, Dışişleri Bakanlığımızı arar, Millî Savunma Bakanlığımızı arar, aradıkları zaman bu cevaplar verilir" şeklinde cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şu açıklamalarla devam etti: “Ama ben size çok açık, net onu söyleyeyim; Türkiye’de sadece İncirlik Üssü değil, tüm üslerin şu anda elektrikleri kesilmiştir. Niye kesilmiştir? Eğer bu elektrikler kesilmemiş olsa bütün pistlerden, üslerden uçaklar kalkacaktır. Bu teröristlerin elinde olan uçakların oradan kalkması millet için, halk için nedir? Bir tehdittir, buna fırsat veremeyiz. Onun için bu tedbir alınmıştır. Bu, geçici bir süredir, ikinci bir emre kadardır, ikinci bir emirde tekrar bunların ışıkları verilecektir, bundan kimsenin endişesi olmasın. Bu da normal, makul bir stratejidir, taktiktir, bunların da yapılması lazım.”

“TERÖR GRUPLARIYLA UZLAŞMA GİBİ BİR DÜŞÜNCEMİZ YOK”

Türkiye'nin terör gruplarıyla uzlaşma diye bir derdinin olmadığını belirten ve "Teröre bulaşmamış, derdi vatan olan, derdi millet olan, derdi bayrak olan, derdi Türkiye Cumhuriyeti Devleti olan herkesle biz kucaklaşıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de baskı olduğu iddiaları ile ilgili şu ifadelere yer verdi: "Bu ülkede eğer baskı varsa nedir, bunu görmek isterim, duymak isterim, bilmek isterim. Sadece böyle iftira atmakla kimse Tayyip Erdoğan’ı baskıcı yapamaz. Eğer Tayyip Erdoğan baskıcı olmuş olsa, bu milletin yüzde 52’sinin oyunu alamaz. Belki önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı seçiminde bu olay çok daha farklı gelişecektir. Yani millet bir şey için onay veriyorsa, milletin dediği doğrudur. Eğer millet kötü değil, iyidir diyorsa, milletin o iyi dediğine de saygı duymak gerekir. Kimse buna bakmıyor. Nereye bakıyor? Bakıyorsunuz o hakikaten çok çok farklı konumda olanların ağzına bakarak değerlendirme yapıyor. Bunu bir defa kabul etmek mümkün değil."

Dünyada bazı uluslararası medya gruplarının FETÖ’nün elebaşıyla röportaj yaptıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Şimdi soruyorum, İkiz Kuleleri vurulduğu anda, o zaman Bin Ladin sağ. Bin Ladin’le gidip bu medya grupları görüşmeler yapsalar ve bu dünyaya yayınlanmış olsaydı, acaba buna nasıl bakarlardı, olumlu bakarlar mıydı? Şimdi gidip FETÖ’yle bazıları söyleşi yapıyor. Ha, bunun benzerini bizde yaptılar. Kimlerle yaptılar? Bölücü terör örgütünün başıyla da yaptılar. Şu anda yine dağlarda olan teröristlerle yapanlar var. Hatta bu görüşmelerini yaptıktan sonra bunu kitap haline getirip satanlar da var. Ben bunlara hiçbir zaman gazeteci mesleğini veya yazarlık mesleğini gerçekten şahsiyetli bir şekilde yapanlar olarak görmüyorum çünkü bu bir teröristse, siz bu olumsuz insanları genç nesillere, genç kuşaklara iyi göstermenin gayreti içerisine girerseniz, gelecek nesle yazık edersiniz diye düşünüyorum."

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR