Üst Header Banner Reklam
 
GEZİ, DÜNYA SİYASET TARİHİNE ALTIN HARFLERLE YAZILAN BİR EYLEMDİR
Gezi’nin üçüncü yıl dönümü. İstanbul’da yerel yönetimler fuarımız vardı. Kadıköy’de miting yapacaktık. Taksim’e çıkan binlerce çocuğumuz bize, “O mitingi yapmayın. Bize Taksim Alanı’nı kapattılar. Taksim’i bize açın” dediler.
31.05.2016 22:01:28
Bu haber 517 kez okundu
GEZİ, DÜNYA SİYASET TARİHİNE ALTIN HARFLERLE YAZILAN BİR EYLEMDİR

 GEZİ, DÜNYA SİYASET TARİHİNE ALTIN HARFLERLE YAZILAN BİR EYLEMDİR

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM CHP Grup Toplantısında yaptığı konuşma şöyle:

CHP LİDERİ GRUP KONUŞMASINDA GEZİ PARKI OLAYLARINI

 ALPER TAN GEZİ PARKI ANALİZİ

Gezi’nin üçüncü yıl dönümü. İstanbul’da yerel yönetimler fuarımız vardı. Kadıköy’de miting yapacaktık. Taksim’e çıkan binlerce çocuğumuz bize, “O mitingi yapmayın. Bize Taksim Alanı’nı kapattılar. Taksim’i bize açın” dediler. Ben de arkadaşlara “Evet, Kadıköy’deki mitingimizi iptal ediyoruz. Ama hiç kimse eline CHP bayrağı almayacak, hep beraber Taksim’e yürüyeceğiz ve Taksim’i gençlere açacağız” dedim. Bunu yaptık. Gençlerimiz türkülerle, şarkılarla, oyunlarla Taksim Meydanı’nı bir şenliğe çevirdiler. Ben, Taksim Meydanı’nda zekâsını kullanan, aklını kullanan, sesini kullanan, bilgisini kullanan bütün gençlere şükran borçluyum. Onlar, bizi bütün dünyaya özgürlüğün Türkiye’de olduğunu ve insanların, gençlerin “Özgürlük” diye haykırdıklarını bütün dünyaya gösterdiler. Onlar, hiç kimsenin vermediği bir dersi bir diktatöre verdiler ve ona diz çöktürdüler. O nedenle onlara şükran borçluyum. Efendim, olay iki ağaç mı? İki ağaç değil arkadaşlar, binlerce ağaç. O fidanlarımızın her birisi birer ağaçtı, onlar mücadele ettiler. Ne istiyorlardı onlar? “Bizim yaşam tarzımıza müdahale etmeyin, size ne?” diyorlardı. “Bizim kimliğimize müdahale etmeyin, size ne?” diyorlardı. Bizim inançlarımıza müdahale etmeyin, size ne?” diyorlardı. Niye müdahale ediyorsunuz? Hangi gerekçeyle müdahale ediyorsunuz? Bir özgürlük patlamasaydı Gezi ve dünya siyaset tarihine altın harflerle yazılan bir eylemdir. O nedenle Gezi eylemini başlatan, büyüten ve sürdüren herkese yürekten teşekkürlerimi sunuyorum.

NE YAPTI O ÇOCUKLAR, ADAM MI ÖLDÜRDÜLER

Entelektüellerin… Hiç meraklanmayın arkadaşlar, yeri geldiğinde direnme hakkımızı da kullanacağız. Onlar ne olduğunu bilmiyorlar, onu da öğreteceğiz onlara. Gezi olaylarını kırmak için bir şey daha var ama onu gözden uzak tutmamak lazım, iki büyük yalan. İki büyük yalan da toplumun en duyarlı olduğu konularda toplumun bir kesimini gençlere saldırtmaya kalktılar. Bu yalanlardan birincisi camide içki içtiler yalanı. Kim söylüyor bunu? Dönemin diktatörü söylüyor. “Ne zaman size göstereceğim? “Cuma günü göstereceğim size bunları” diyor. Araştırdılar, taradılar, müfettişleri, polisleri, herkesi seferber ettiler, görüntü? Görüntü yok. İçki? İçki de içilmemiş. Düşünebiliyor musunuz değerli arkadaşlar, bir ibadet yerinde bunlar içki içtiler yalanıyla milyonları bu gençlerin üstüne saldırtmaya kalktılar. Gittiler imamı yakaladılar. İmam dedi ki “Ya, vallahi de billahi de içki içeni görmedim.” “Hayır, illa ifadeyi içki içtiler diye vereceksin.” “Nasıl veririm ben” dedi. “Ben din adına konuşuyorum. Cemaatim var, nasıl yalan söylerim ben” dedi. Sen misin yalan söylemeyen, onu da sürdüler.

Değerli arkadaşlarım, bakın gençlerin eylemini bitirmek için toplumun en duyarlı olduğu alanı yalan olarak kullanabiliyorlar. İkincisi neydi? “Kabataş İskelesinde başörtülü bir bacımıza saldırdılar” diye kıyamet koptu. Neymiş? 35-40 kişi birden, pusette bir çocuk var, puseti tutan bir kadın var, 35-40 kişi birden kadına saldırıyor, hep beraber dövüyorlar, etrafındaki yüzlerce kişi seyrediyor. Ya, böyle bir şey olabilir mi? Havuz medyasında atılan başlığı okuyorum: “Kadınlar küfrediyor, erkekler vuruyordu.” Sonunda bunun da kocaman bir yalan olduğu ortaya çıktı. Gezi eylemi derken bunların nelerle uğraştıklarını, vatandaşları kışkırtmak için neler yaptıklarını da herkesin bilmesi lazım. Vicdanı olan herkese sesleniyorum, Adalet ve Kalkınma Partisine oy veren vicdan sahibi bütün vatandaşlarıma sesleniyorum: Ne yaptı o çocuklar? Adam mı öldürdüler? Ellerinde silahla sokağa mı çıktılar? Ellerinde gitar vardı, kitap vardı, karanfil vardı, gül vardı, hiçbir şey yoktu. Güçlü bir mizah duygusunu bütün dünyaya yaydılar bu çocuklarımız. Bunlar bizim evlatlarımızdı. Velev ki benden farklı düşünüyorlar, ne olabilir yani. Farklılık zenginliğimizdir diye niye bakmadık biz bunlara? Ve sonuçta Türkiye farklı bir sürecin içine sokuldu değerli arkadaşlarım. Onların eylemi “Bir orman gibi kardeşçesine…” dizesinden yola çıkılarak yapılan bir eylemdi. Birbirlerini tanımıyorlardı ama kalpleri ortaktı, yürekleri ortaktı, sevdaları ortaktı, doğaya bakışları ortaktı, Türkiye’ye bakışları ortaktı, farklı siyasi görüşlerdeydi ama hep beraber Türkiye’nin güzelliği ve mutluluğu için mücadele ettiler.

İstanbul’u savundular, İstanbul’un parklarını, ağaçlarını savundular.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR