Üst Header Banner Reklam
 
GÜÇLÜ, İTİBARLI BİR KIZILAY İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMAK GEREKİYOR
“Bize Demokrasi ve İnsan Hakları Dersi Vermeye Kalkanlar, Önce Kendi Ayıplarını Örtsünler”
4.04.2016 21:10:59
Bu haber 559 kez okundu
GÜÇLÜ, İTİBARLI BİR KIZILAY İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMAK GEREKİYOR

 Kimse Kusura Bakmasın, Birilerinin Keyfi İçin Türkiye Kendi Bekasını Tehlikeye Atmaz

 “Bize Demokrasi ve İnsan Hakları Dersi Vermeye Kalkanlar, Önce Kendi Ayıplarını Örtsünler”

Türk Kızılayı’nın Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç kimse kusura bakmasın, birilerinin keyfi için Türkiye kendi bekasını tehlikeye atmaz, atmayacaktır. Biz bugüne kadar demokrasiyi, temel hak ve hürriyetleri birileri dayattığı için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için savunduk. Şöyle birkaç yüzyıl geriye dönüp baktığımızda, kimlerin insan haklarından söz etmeye hakkı olduğunu, kimlerin de bu kavramı ağzına dahi almaya hakkı bulunmadığını görüyoruz” dedi.

Türkiye’deki ve dünyadaki tüm insanların zor zamanlarında yanında olmak için 148 yıldır faaliyet gösteren Kızılay’a emek vermiş, yardım etmiş herkese teşekkürlerini bildirerek ve Kızılay’ın gönüllerde taht kurmasına katkı sağlayanları rahmetle anarak konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılay’a başarılarının devamını diledi.

Kızılay’ın, Türkiye’nin 81 ilinin yanı sıra, Balkanlardan Afrika’ya ve Asya’ya kadar yayılan geniş bir coğrafyada, onlarca ülkede aktif faaliyet yürüten küresel bir yardım kuruluşu haline geldiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay’ın bu büyük misyonuna ve vizyonuna uygun bir altyapıya sahip olmasının zamanı gelmiştir, hatta bu konuda geç bile kalınmıştır. Afet sonrası müdahale yanında, esas olarak afete hazırlık için, böyle bir güçlü altyapıya ihtiyaç vardır. Kızılay’ımızın, 2020 hedeflerine ulaşması için, hem şahsım adına, hem Cumhurbaşkanlığı makamı adına, elimizden gelen desteği vereceğimizi az önce Sayın Başbakanımız da ifade ettiler; bunu el ele omuz omuza yürüteceğiz” diye konuştu.

“GÜÇLÜ, İTİBARLI BİR KIZILAY İÇİN DAHA ÇOK ÇALIŞMAK GEREKİYOR”

Türk milletinin; samimiyetinden, dürüstlüğünden, gayretinden, hasbiliğinden emin olduğu herkese, her kuruma, gönlünü, kucağını ve imkânlarını açtığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kızılay’ın, işte bu yolda emin adımlarla ilerlediğine inanıyorum. Yeter ki milletin gönlündeki yerinizi sağlam tutun, diğer sorunların kendiliğinden ve süratle çözüm yoluna girdiğini göreceksiniz. Unutmayınız, arkanızda millet varsa, kimse sizi engelleyemez, kimse sizin önünüzde duramaz” dedi. Kızılay’ın kan bağışı ve nakdi bağış toplama konusunda son yıllarda elde ettiği başarılara dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük, güçlü, itibarlı bir Kızılay için daha çok çalışılması gerektiğini vurguladı ve “Şu anda dünyada bir tarafta Kızılhaç, bir tarafta Kızılay. Kızılay’ımızı daha da yaygınlaştıracağız, daha da yaygın bir coğrafyada etki alanını inşallah geliştireceğiz” ifadelerine yer verdi.

Geçen hafta, 4. Nükleer Güvenlik Zirvesi vesilesiyle gerçekleştirdiği ABD ziyaretine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, oraya, çok önemli bir uluslararası toplantıda, Türkiye’yi temsil etmek üzere gittiklerini belirtti ve devamında şunları ekledi: “Buradaki bazı çevreler ise, bizim orada yaptığımız her görüşmenin, attığımız her adımın başarısızlığa uğraması için adeta kendilerini yırttılar. Bunun için bölücü terör örgütünün, ermeni çetecilerin, paralel ihanet çetesinin ortak gösterilerine destek vermekten, kalp krizi yalanına kadar sergilemedik çirkinlik bırakmadılar. Yapılanları, yazılanları, söylenenleri gördükten sonra, inanın bana, ‘Allah Türkiye’yi ve milletimizi bunlardan korusun’ demekten kendimi alamadım. Dimdik ayaktayım, kalp krizi geçirdiğimi söylüyorlar. Bir toplantıdan bir toplantıya koşuyoruz, ‘kalp krizi geçirdi’ diyorlar.  Bakıyorsunuz, başka bir yerde, kendi ülkesine ve kendi milletine karşı böylesine büyük nefret duyan, böylesine büyük bir kinle saldıran başka bir kesim var mıdır, bilmiyorum.”

“BAZILARININ HASTALIKLI RUH HALİNİ İZAH EDECEK KELİME BULAMIYORUM”

Zaman zaman bu hastalıklı ruh halini anlamaya çalıştığını; ancak yaptıklarını izah edecek bir kelime bulamadığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhuriyeti devleti, içindeki 79 milyon insanıyla birlikte batsa, bunlar bayram edecekler. Milletimiz, tek bir ferdi kalmayacak şekilde bu vatandan sürgün edilse, bunlar inanın zil takıp oynayacaklar. İşte böyle bir görüntü, böyle bir hava içindeler. Hâlbuki kendileri de aynı ülkede yaşıyorlar, aynı toplumun bir parçası durumundalar. Hani, o meşhur örnek vardır ya, “içinde bulunduğun gemiyi delmek” diye, bunların yaptığı tam da bu… Bu ülkenin ve milletin imkânlarıyla, oldukça üst standartlarda bir hayat sürüyorlar, ama ülkeye ve millete düşmanlıkta da en önde yürüyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, basın veya internet yoluyla işlenen hakaret, tehdit, terörü ve terör örgütlerini övme gibi suçların, Avrupa’da veya başka ülkelerde düşünce ve ifade hürriyetiyle ilgili görülmediğini ve bu suçların adli bir vaka olarak değerlendirildiğini; ancak söz konusu Türkiye olunca, bir anda ölçüler değiştiğini kaydetti ve şunları söyledi: “Bakıyorsunuz, şahıs terör örgütü mensubu… Asker vurmuş, polis vurmuş, soygun yapmış, bomba atmış, yakmış, yıkmış; velhasıl terör örgütü kendisine ne emretmişse onu yapmış. Ama bu eylemleri yaparken cebinde de, güya bir gazetenin, derginin, televizyonun tanıtım kartı var. Sarı basın kartı değil, dikkat edin, tanıtım kartı… Yakalandığında, ‘Ben gazeteciyim’ diyor. İyi de sen gazetecilikten yakalanmıyorsun ki… Sen, terör örgütü üyeliğinden, terör örgütü adına eylem yapmaktan yakalanıyorsun. Avrupa ülkelerinde veya Amerika’da aynı suçu işleyen birine kimse gazeteci demiyor, anında terörist damgasını vurup, cezasını kesiyor. Gerçekten gazeteci dahi olsa, yargılandığı konu casusluk, terör örgütünü ve terör eylemlerini övme gibi, somut tanımı ve karşılığı olan suçlar... Bunun takdirini yapacak olan da yargı. Ülkemizde ise hemen bir yaygaradır başlıyor. Hatta Anayasa Mahkememiz bile bunun etkisinde kalarak, kendi varlığına adeta ihanet edercesine, Anayasaya aykırı karar verebiliyor.”

“TÜRKİYE, TERÖRLE VE TERÖR ÖRGÜTLERİYLE EN YOĞUN MÜCADELEYİ VEREN ÜLKE”

Türkiye’nin, şu anda dünyada terörle ve terör örgütleriyle en yoğun mücadeleyi veren ülke olmasına rağmen, atılan her adımda, yapılan her operasyonda hukuk devleti ilkesine azami derecede riayet edilip temel hak ve hürriyetlere hassasiyet gösterildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki terör olaylarının onda birine, yüzde birine muhatap olan diğer demokratik ülkelerin verdikleri tepkilere ve aldıkları tedbirlere dikkat çekti ve ABD ile Almanya’da Obama ve Merkel’e sosyal medyada yapılan hakaret edenlerin 2 ve 3 yıl hapis cezasına mahkûm oluşlarını örnek olarak gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu açıklamalarda bulundu: “ABD’de Sayın Obama’ya ortadaki açık gerçeklere rağmen, ülkemizin üzerine bu kadar gelinmesinin demokratik hassasiyetle, hak ve özgürlüklerin savunulmasıyla bir ilgisinin olmadığına artık iyice kanaat getirdik. Mesele, Türkiye’nin savunma reflekslerini zayıflatmak, gardını düşürmek; Türkiye’yi hedeflerinden, projelerinden vazgeçirmektir. Hiç kimse kusura bakmasın, onların keyfi için Türkiye kendi bekasını tehlikeye atmaz, atmayacaktır. Biz bugüne kadar, demokrasiyi de, temel hak ve hürriyetleri de, kalkınma hamlelerimizi de, birileri istediği, birileri dayattığı için değil, milletimiz bunlara layık olduğu için savunduk, hayata geçirdik. Bundan sonra da, yine milletimiz layık olduğu için demokrasiyi de, hak ve hürriyetleri de savunmaya, yaşatmaya, geliştirmeye devam edeceğiz. Bize demokrasi, insan hakları dersi vermeye kalkanlar, önce kendi ayıplarını bir örtsünler. Şöyle birkaç yüzyıl geriye dönüp baktığımızda, kimlerin insan haklarından söz etmeye hakkı olduğunu, kimlerin de bu kavramı ağzına dahi almaya hakkı bulunmadığını görüyoruz.”

İTİBARLI BİR KIZILAY İÇİN
Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR