Üst Header Banner Reklam
 
HAKSIZ YERE POLİSLERİMİZİ YIPRATAN HERKES...
“Ülkesinin ve Milletinin Güvenliği İçin Kendi Canlarını Ortaya Koyan Polislerimize Şükran Borcumuzu Asla Ödeyemeyiz”
7.04.2016 16:39:27
Bu haber 734 kez okundu
HAKSIZ YERE POLİSLERİMİZİ YIPRATAN HERKES...

 POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ

 “Ülkesinin ve Milletinin Güvenliği İçin Kendi Canlarını Ortaya Koyan Polislerimize Şükran Borcumuzu Asla Ödeyemeyiz”

Polis Teşkilatı’nın kuruluşunun 171. yıl dönümü münasebetiyle polisleri kabul eden Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada, “Emniyet Teşkilatımızda fiziksel ve zihinsel bir yeniden yapılanma sürecine girdik. Bu süreçle birlikte şu yapının veya şu şahsın değil, ülkenin ve milletin emrinde olan, adeta yerli ve millî yeni bir polis teşkilatı inşa ediliyor. Paralel yapının teşkilatımız üzerinde yol açtığı tahribat gerçekten çok ağır. Daha yapılacak çok iş olduğunu biliyorum, Emniyet Teşkilatı’nı yeniden devletinin ve milletinin emrinde kendi hiyerarşisi içinde hukuk devletine hizmet eden bir yapı haline getirme mücadelenizde sonuna kadar yanınızda olmayı sürdüreceğim” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen kabulde, Türkiye’nin çeşitli illerinde görev yapan polisler katıldı. Türk Polis Teşkilatının kuruluşunun 171’inci yıl dönümünün, Türkiye’ye, millete ve tüm polislere hayırlı olmasını dileyerek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuruluşundan bugüne Emniyet Teşkilatı’nda hizmet veren tüm rütbelerdeki polislere teşekkür etti; bu mücadelede şehit olanlara Allah’tan rahmet dilediğini, gazileri hürmetle yâd ettiğini belirtti.

81 ilde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlayıp kamu düzenini korumak için gece-gündüz görev yapan 260 bine yakın polisin her birini ayrı ayrı tebrik ettiğini, büyükşehirlerde ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bazı ilçelerde terörle mücadelede görev alan polisleri özellikle kutladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, operasyonların başladığı Temmuz ayından bu yana şehit olan 153 polise Allah’tan rahmet, yakınlarına ve çalışma arkadaşlarına sabır diledi, yaralanarak gazilik şerefine erişen binin üzerindeki polis için de şifa temennisinde bulundu.

“HAKSIZ YERE POLİSLERİMİZİ YIPRATAN HERKES, ÖNCE BENİ KARŞISINDA BULUR”

“Ülkesinin ve milletinin güvenliği için kendi canlarını ortaya koyan polislerimize şükran borcumuzu asla ödeyemeyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan,  her meslek alanında ‘çürük elma’ olabileceği gibi polisler içinde de yanlış yola sapanların çıkabileceğini; ancak bunlar üzerinden teşkilatın suçlanmasının ve tüm polislerin töhmet altında bırakılmasının asla kabul edilemez olduğunu söyledi ve konuşmasına şöyle devam etti: “Haksız yere polislerimizi yıpratmaya, onların fedakârlıklarını küçük görmeye, itibarlarını zedelemeye kalkan herkes, önce beni karşısında bulur. Dolayısıyla sizin meseleniz benim meselemdir, size yapılan saldırı bana yapılmış saldırıdır. Sizlerden görevlerinizi, arkanızda Cumhurbaşkanı’nın devletin, hükûmetin desteği, teşviki, duası olduğunu bilerek yürütmenizi istiyorum.”

Devletin ve milletin göz bebeği olan Emniyet Teşkilatı’nın bu misyonu sebebiyle her türlü hain mihrakın da hedefi durumunda olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terörist, silahıyla milletin üzerinde tahakküm kurmasını engellediği için; hırsızı, dolandırıcısı, kaçakçısı rahatça çalıp çırpmasına izin vermediği için; uyuşturucu satıcısı, gençlerimizin zehirlenmesine mani olduğu için; mafyası, çetecisi, vatandaşların başına musallat olmasının önüne geçtiği için, polisimizi sevmiyor. Zaten bu kesimler polisi sevmeye başlamışsa, orada bir sıkıntı var demektir, hemen müdahale edilmesi lazım” diye konuştu.

Polisimizin içine sızarak Emniyet Teşkilatı’nı ve mensuplarını kendi hain emellerine alet etmek isteyenlerin olduğuna, bu tür teşebbüslerin küçük çaplı olarak geçmişte yaşandığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, son karşılaşılan sıkıntının, öncekilerin hiçbiriyle mukayese edilemez büyüklükte olduğunu vurguladı.

“PARALEL YAPI TÜRKİYE’Yİ UÇURUMUN EŞİĞİNE GETİRDİ”

‘Paralel devlet yapılanması’ adı verilen bir şer örgütün, özellikle emniyet ve adalet teşkilatları içindeki mensupları aracılığıyla Türkiye’yi uçurumun eğişine getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Geriye dönüp baktığımızda, ülkenin ve milletin başını ağrıtan pek çok musibetin gerisinde bu yapının elemanlarının parmak izlerini, ayak izlerini görüyoruz. Benim, tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet diye tarif ettiğim bu yapının millete yaptığı zulmü maalesef geç fark ettik. Esasen bu yapıyla ilgili çok daha önceden koyduğumuz rezervleri 17-25 darbe girişiminin ardından tam bir temizlik harekâtına dönüştürdük. Emniyet Teşkilatımızda bu dönemde fiziksel ve zihinsel bir yeniden yapılanma sürecine girdik. Bu süreçle birlikte şu yapının veya şu şahsın değil, ülkenin ve milletin emrinde olan, adeta yerli ve milli yeni bir polis teşkilatı inşa ediliyor. Paralel yapının teşkilatımız üzerinde yol açtığı tahribat gerçekten çok ağır. Daha yapılacak çok iş olduğunu biliyorum, Emniyet Teşkilatı’nı yeniden devletinin ve milletinin emrinde kendi hiyerarşisi içinde hukuk devletine hizmet eden bir yapı haline getirme mücadelenizde sonuna kadar yanınızda olmayı sürdüreceğim.”

Milletin birliğine, bayrağın ifade ettiği değerlere, vatanın bütünlüğüne ve devletin bölünmezliğine saldıranların, karşılarında güvenlik güçlerini bulacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte bu noktaya geldiğinde ya baş eğeceksiniz, ya baş vereceksiniz; bunun başka yolu yok” dedi ve şunları ekledi: “Bir devletin toprakları üzerinde hâkimiyet iddiasında bulunduğunuz anda bu bedeli ödemeyi de göze almak zorundasınız. ‘Ben elimde silahımla, bombamla, sokaklara, binalara döşediğim patlayıcılarla, büyük şehirlere saldığım canlı bombalarla her türlü eylemi yapayım.’ Eee? ‘Devlet bana karışmasın.’ Başka? ‘Bomba döşediğim sokaklara, binalara girilmezse patlama olmaz, silahımın önüne geçilmezse ateş etmem, bombanın yanına yaklaşılmazsa kimse zarar görmez.’ Ya böyle bir anlayış dünyanın neresinde görülmüş; böyle bir şey olabilir mi?”

“TERÖRİSTE TERÖRİST DİYEMEYENLER, DÖKÜLEN HER DAMLA KANIN SORUMLULUĞUNA ORTAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülke ve ülke vatandaşları için tehdit oluşturan, bölgeyi parçalayan, hendek ve çukur açarak devletin tüm imkânlarını bu yolda kullanan ve devletin belediyeye gönderdiği mali desteği dağa gönderenlerin, karşılarında devleti bulacağının altını çizdi ve “Teröriste terörist diyemedikleri için bu zırvalara, bu saçmalıklara sarılanlar, dökülen her damla kanın sorumluluğuna ortaktır” dedi.

Batı ülkelerinin, değil terör eylemi değil, terör tehdidi karşısında bile aldıkları önlemlerin onda 1’inin Türkiye’de alınması durumunda, demokrasi, özgürlükler ve insan haklarından dem vurarak dünyayı ayağa kaldıracaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Batıda yaşayan insanlar terör tehdidine veya eylemine maruz kalınca her önlem mubah da, konu bizim insanımız olunca niye ölçüler bir anda değişiyor? Geçtiğimiz günlerde işte Amerika’daki polis şiddetini gösteren bir video gösterisi arkadaşlar yaptı bana, inanın o görüntünün tek bir tanesi ülkemizde yaşansa sizi de, bizi de perişan ederler” diye ekledi.

Hayata geçirilen pek çok düzenleme ile karakolların korkulan, ürkülen bir yer olmaktan çıkıp bir şefkat kapısı haline geldiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Polislerimiz hukuk devleti ilkesine uygun olarak görevlerini en nazik şekilde yerine getirmelerine rağmen, kimi zaman sözde siyasetçiler polislerimize küfrederken, polislerimizin üzerine saldırırken, onlar sadece kalkanlarını tutmak suretiyle sabrettiler. O küfredenleri, üzerine saldıranları dövebilirlerdi de, ama dövmediler, sabrettiler. Onlar sabır abidesi oldu, öbürleri ise küfür abidesi oldular. Kimi zaman meslek kuruluş temsilcisi kimliğiyle, kimi zaman başka sıfatlarla sizlerin üzerine nasıl gelindiğini biliyorum, görüyorum, takip ediyorum.”

DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI

Terör örgütünün güdümündeki parti milletvekillerinin dokunulmazlık zırhına sığınarak polisleri tahkir ettiğine, ana muhalefet partisinden de hakareti, küfrü, yalanı, saldırganlığı siyaset sanan bazı mensupların polislere yönelik densizliklerine tanıklık ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, polislere şu tavsiyelerde bulundu: “Hani Hazreti Mevlana, ‘Testinin içinde ne varsa dışına da o sızar’ diyor ya, bu kişilerin içleri kin, nefret, husumet, çirkinlik dolu olmalı ki sizin karşınızda da onları ortaya döküyorlar. Her şeye rağmen siz sevgili kardeşlerim, devleti temsil ediyorsunuz, onlar istedikleri kadar debelensinler, siz vakur bir şekilde milletimizin sizden beklediği vazifeyi yerine getirmeye devam edin. Unutmayın, en büyük hakem millettir, büyükler büyüğü Allah’tır.”

Konuşmasında Suriye krizi ve kriz karşısında Türkiye’nin tutumuna da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, katliama uğrayan Suriyeli kardeşlerine sahip çıktığını ve çıkmaya devam ettiğini belirtti ve herkesin üzerinde ittifak ettiği hususun, ‘bu insani dram karşısında Türkiye’nin adeta tüm insanlığın onurunu kurtardığı’ yönünde olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konu ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Uluslararası toplantılarda, işte Amerika’daki Nükleer Güvenlik Zirvesi’nde kiminle ayaküstü sohbetlerimizde, ikili sohbetlerimizde görüşüyorsak dedikleri ne biliyor musunuz? ‘Sizin bu yaptığınızı dünyada hiçbir ülke yapamaz, 3 milyon insana ev sahipliği yapıyorsunuz, hiçbir destek verilmeden bunu yapıyorsunuz.’ Peki, iyi, güzel de, arkamdan niye başka türlü konuşuyorsunuz? Orada da ses yok. Bunlar böyle. Ama biz yaptıklarımızı onlar memnun olsun diye yapmıyoruz. Hani güzel bir kelamı kibar var ya, ‘at denize, balık bilmezse Halik bilir’ diye, biz bunun için yapıyoruz. Rabbimiz her şeyin şahididir, çünkü bu millet alan el olmaktan çıktı, elhamdülillah veren el oldu; bu güzellik bize yeter.”

“DÜNYANIN HER YERİNDE TÜRKİYE’NİN İNSANİ DURUŞU TAKDİR TOPLUYOR”

Bugün dünyanın her yerinde Türkiye’nin bu insani duruşunun takdir topladığına işaret eden ve ABD seyahatinde pek çok yerde de bu konu ile ilgili olarak teşekkür ifadeleri ile karşılaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sadece Suriye meselesinde değil, daha önce Irak’ta, Bulgaristan’da, Bosna’da, Kafkasya’da ve diğer yerlerde sıkıntıya düşen kardeşlerine kapılarını açtığını hatırlattı.

Aynı insani duruşun, imkânları Türkiye’den fazla olan ülkeler tarafından gösterilmediğini de acı bir şekilde gördüklerini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası arenada gösterilen çifte standarda ilişkin şu eleştirilerini dile getirdi: “DAEŞ gibi terör örgütleri ve bunların elinde katledilen binlerce insan ancak maktul, kendilerinden olunca Avrupa ve dünya medyasında yer bulabildi. Mesela, yatıyorlar kalkıyor Brüksel, Paris diyorlar, Ankara’yı, İstanbul’u, Lahor’u niye söylemiyorsunuz? Çok manidardır, bunların yaklaşımı bu. Giderek çetrefilleşen göçmen sorunu karşısında Avrupa liderler, ancak kriz kendi kapılarına dayanınca çözüm arayışına girdiler.”

Türkiye’nin 29 Kasım ile 7 ve 18 Mart tarihlerinde AB ile gerçekleştirdiği zirvelere ve varılan mutabakatlara da konuşmasında yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu açıklamalarda bulundu: “Varılan bu mutabakatın birçok yönü bulunuyor. Mutabakatın amacı, her şeyden önce Ege’de can kayıplarının önlenmesi, göçmen kaçakçılığı zincirinin kırılarak yasa dışı göçün yasal göçle ikame edilmesidir. Bununla birlikte, müzakere sürecimizdeki tıkanıklıkların aşılarak ilişkilere ivme kazandırması ve vatandaşlarımızın Haziran ayı sonuna kadar Schengen Bölgesi’ne vizesiz seyahatlerinin sağlanması hedefleniyor. Bu mutabakat 4 Nisan tarihi itibarıyla hayata geçirilmeye başlandı. Yunan adalarından gelen göçmenlerin kabulü ile eş zamanlı olarak Suriyeliler de Avrupa Birliği ülkelerine legal yollardan gönderiliyor.”

“AVRUPA BİRLİĞİ ATMASI GEREKEN ADIMLARI ATMAZSA, TÜRKİYE ANLAŞMAYI UYGULAMAYACAK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasında mutabakattaki eşzamanlılık ilkesi gereğince kabul edilen her illegal göçmen için Türkiye’den bir Suriyelinin legal yollardan Avrupa Birliği ülkelerine yerleşmesinin sağlanacağını ifade ederek, mutabakatın detaylarına ilişkin bilgilendirmelerde bulundu. Meselenin Ege’deki faciaların önüne geçmek, insan tacirlerine fırsat vermemek ve kontrollü bir şekilde göçü idare etmek olduğunu ve bunu yaptıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mutabakat ve sonuçlarına ilişkin medyada yapılan spekülasyonlarla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Baştan beri birileri bu meseleyi felaket tellallığı yaparak çarpıtmaya da gayret ediyor. ‘Gönderilenlerin tamamını Türkiye geri alacakmış, Türkiye tampon bölgeye dönecekmiş’ gibi aslı astarı olmayan ifadelerle, yalanlarla milletimizi tedirgin etmeye çalışıyorlar. Geri kabul anlaşmasının sorgusuz, sualsiz, şartsız iadeyi mümkün kıldığını iddia ediyorlar; bu da hakikati tahrif etmektir, böyle bir şey yok. Zira geri kabul ancak ilgili ülkenin onayı ve rızasıyla yapılabilir, bu onay ve rıza olmadan böyle bir şey yapılamaz.”

Takip edilmesi gereken süreç ve yerine getirilmesi gereken şartlar bakımından Avrupa Birliği’nin atması gereken adımları atmaması ve taahhütlerini yerine getirmemesi durumunda Türkiye’nin de anlaşmayı uygulamayacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarına şöyle devam etti: “Şahsen benim onayımdan geçecek olan bu tür şeylerde asla bir iade onay almaz. Çünkü her şey, verilen söz neyse, mutabakat metni neyse o metne göre olur. Durum böyleyken, yalan yanlış bilgilerle konunun çarpıtılmaya çalışılmasından üzüntü duyuyoruz. İnşallah Türkiye bu süreçten de alnının akıyla çıkacak, tüm dünyaya yeni bir insanlık dersi verecektir.”

EMNİYET TEŞKİLATININ İHTİYAÇLARI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının son bölümünde Emniyet Teşkilatı’nın ve personelinin sorunları ve ihtiyaçları konularına da değinerek, personelin özlük hakları, terörle mücadeledeki ihtiyaçları, teknolojik altyapısının güçlendirilmesi başta olmak üzere, kurumun daha ileriye taşınabilmesi için gereken her çalışmayı desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğini bildirdi. Özellikle paralel yapının büyük tahribat verdiği istihbarat, terörle mücadele ve kaçakçılık gibi alanlarda yeni ve daha güçlü bir yapının süratle oluşturulmasının şart olduğuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Türkiye terörle mücadelede bu kadar zorlanıyorsa, bunda paralel yapının istihbarat ve terörle mücadelede birimlerimize verdiği zararın önemli payı vardır” şeklinde konuştu.

Paralel yapı içindekilere de seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Başınızı iki elinizin arasına alın, düşünün, ‘ben kime hizmet ediyorum, nereye hizmet ediyorum, kime kulluk yapıyorum’ diye, bunu ne olur iyi düşünün. Çünkü biliyorsunuz, ‘hesaba çekilmeden kendinizi hesaba çekiniz’, bizim temel ilkemizdir. Onun için, bu hesabın başlangıç noktası burasıdır, ölüm ötesinde gerçek hesap vardır, orada hepimiz zaten şaşmaz bir terazide hesaba çekileceğiz. Onun için de birileri diyor ki, ‘filanca bize şahdamarımızdan daha yakın.’ Bakın bu çok tehlikeli bir ifadedir. Bize şahdamarından daha yakın olan sadece hâkimler hâkimi olan ve tek yaratıcı olan Allah’tır, daha başkası yoktur. Ve bu, bizim ulûhiyet anlayışımızı zedeler. Bizim ulûhiyet anlayışımızda Allah’a eş yoktur ve bu ifadeler Allah göstermesin insanın ayağını kaydırır ve şirke götürür, buna asla fırsat vermememiz gerekir.”

Konuşmasının sonunda misafirlerinin bu gece idrak edilecek olan Regaip Kandili’ni ve yarın başlayacak olan mübarek üç aylarını kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu temennilerle tamamladı: “Mübarek 3 ayların milletimizi tüm bereketi, rahmetiyle kuşatmasını, Suriye ve Iraklı kardeşlerimiz başta olmak üzere tüm mazlumların sıkıntılarının hafiflemesine vesile olmasını temenni ediyorum. Bir kez daha Türk Polis Teşkilatı’nın 171. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum. Sizlerin şahsında, nezdinde tüm polislerimize yaptıkları çalışmalar, verdikleri mücadele için şükranlarımı sunuyorum.”

POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
POLİS TEŞKLATININ KURULUŞUNUN 171. YILDÖNÜMÜ
Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR