Üst Header Banner Reklam
 
İnsanlığa Huzur Ve Hayat Verenlerin Bayramı
Bu bayram cana kıyanların, korku salanların değil; insanlığa huzur ve hayat verenlerin bayramıdır…
5.07.2016 21:48:06
Bu haber 637 kez okundu
İnsanlığa Huzur Ve Hayat Verenlerin Bayramı

 GÖRMEZ’DEN BAYRAM HUTBESİ

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ankara’da Ahmet Hamdi Akseki Camiinde halka Bayram Hutbesi irad etti.

Bu bayram cana kıyanların, korku salanların değil; insanlığa huzur ve hayat verenlerin bayramıdır…

Bütün İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlayan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, bu bayramın tüm insanlık adına bir ümit ateşi olduğunu belirterek, “Bu bayram yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin bayramıdır. Bu bayram cana kıyanların, kan akıtanların, korku salanların değil, hayat verenlerin, insanlığa huzur verenlerin bayramıdır” dedi.

“Gelin yüreklerin en ağır yükü olan bütün küskünlüklere bu bayramda bir son verelim. Topraklarımıza hicret etmiş kardeşlerimize ensar olalım. Evlerimizde bayramlarımızın sevincini onlarla da paylaşalım” çağrısında bulunan Başkan Görmez, Ahmet Hamdi Akseki Camii minberinden şu mesajları verdi;

“Bu bayram yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin bayramıdır…”

Bugün Ramazan Bayramı. Bayramınız mübarek olsun. Bu bayram barışın, esenliğin yani İslam’ın bayramıdır. Bu bayram bizi kendimize yabancılaştıran, maddeye karşı direnmenin, fıtrata dönmenin bayramıdır. Bu bayram iftadın, infakın bayramıdır. Bu bayram yeryüzünü ifsat edenlerin değil, ıslah edenlerin bayramıdır. Bu bayram cana kıyanların, kan akıtanların, korku salanların bayramı değildir. Bu bayram hayat verenlerin, insanlığa huzur verenlerin bayramıdır.

“Bu bayram, tüm insanlık adına bir ümit ateşidir…”

Bugün Müslümanlar olarak idrak ettiğimiz bayram, tüm insanlık adına bir ümit ateşidir. Cennetten dünyaya mağfiret için gelen Hz. Adem’in Hz. Havva’nın duası olmak için hepimiz buradayız. Tuva vadisinde ‘ben bir ateş gördüm’ diye sevinen Hz. Musa’nın ümidini çoğaltmak için buradayız. Şiddetle, vahşetle, savaşlarla, acılarla sarsılan yeryüzü, rahmet Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa’nın son temsilcileri olan sizden, bizden büyük bir ümit kıvılcımı bekliyor. Hz. İsa tebessümünü umuyor sizden bütün insanlık. Hz. İbrahim’in serinliğini bekliyor sizden bütün dünya. Bir Yakup sabrı umuyor, bir Yusuf müjdesi istiyor bütün insanlık sizlerden, bizlerden ve bütün Muhammed ümmetinden. Siz ümitsiniz, siz umutsunuz. İnsanlığın ölmediğine tanıktır buradaki varlığınız. Hz. Peygamber Muhammed Mustafa’nın insanlığa dair umutlarının tükenmediğinin canlı belgelerisiniz. Sizin yüzünüzden okunuyor Hz. Peygamberin umudu. Sizin gözünüzde, aranızda bulunan çocuklarınızın gözünde seyrediliyor ana yüreği kuşanmış bütün Peygamberlerin umudu. Rabbimiz ümitli ki bizden bizi bu bayrama eriştirdi. Rabbimiz ümitli ki bizden bugünü yaşayan olarak nasip etti bize.

“Müslüman olmak, insan olmanın hakkını vermektir…”

Şahit olun ey insanlar, günahımıza rağmen bizden ümit kesmedi rabbimiz. Şimdi biz sonsuz rahmeti varken nasıl ümit keselim rabbimizden. Kardeşlerim unutmayın Müslüman olmak, insan olmanın hakkını vermektir. Müslüman olmak, rabbinin insandan beklediğini gerçekleştirmek için hep gayret göstermektir. Müslüman olmak İslam’a teslim olarak cimriliği, kini, öfkeyi, nefreti, ayrımcılığı, dışlayıcılığı ayıplamaktır. Müslüman olmak, Allah’ın istemediği, hoşnut olmadığı her şeyden temizlemektir yüreklerimiz.

“Biliyorum yüreğiniz buruk, gönlünüz kırık; ancak bugün bize düşen, yüreklerimiz mahzun olsa da bayramımızın hakkını vermek ve onu mahzun göndermemektir…”

Biliyorum sevinçlerimiz gölgeli. Kalbimiz, yüreğimiz acıyor. Yüreklerimiz kanıyor. Biliyorum sevinmeye dahi utanıyoruz. Zira biz bayram yaparken İslam beldelerinde bombalar patlıyor. İnsanlar ölüyor. Yüreklere korlar düşüyor. Daha dün Bağdat’ta onlarca insan katledildi. Daha dün gece Sevgili Peygamberimizin, börtü böceğe dahi dokunmayı yasakladığı Medine’sinde bombalar patladı. Biz bayram yapıyoruz ama Ramazan Ayında nice çocuklarımız yetim kaldı. Nice evlatlarımızı ebediyete uğurladık, şehit verdik. Biliyorum ‘İyiyim’ demekten bile çekiniyorsunuz. Biliyorum yüreğiniz buruk, gönlünüz kırık, kalbiniz mahzun. Zira biz bayram yaparken İslam diyarlarında yerlerinden, yurtlarından edilmiş, ölüm korkusuyla evlerini terk etmiş kadınlar, çocuklar, yaşlılar, mülteciler, kimsesizler var. Biz bayram yaparken, Afrika, açlığın ve susuzluğun pençesinde baskının ve zulmün pençesinde inim inim inliyor. Bayramlar sadece sevinçlerin paylaşıldığı günler değildir. Sevinçlerimizi paylaştığımız gibi hüzünlerimizi ve acılarımızı da paylaşacağız. Ancak bugün bize düşen yangın yerine dönen yüreklerimizi bayram neşesiyle canlandırmak. Viran olan hanelerimizi bayram sevinciyle mağrur eylemektir. Bugün bize düşen bayramı göremeyen kardeşlerimizin yerine de bayramı hakkıyla eda etmektir. Bugün bize düşen bayram sabahına gözlerini açamayan yavrular adına, masum çocuklar adına bayramı sürur içinde geçirmektir. Bugün İslam alemi olarak bize düşen yüreklerimiz mahzun olsa da bayramımızın hakkını vermek ve onu mahzun göndermemektir.

“Gelin bugün aynı kıblede buluştuğumuz gibi, aynı Peygamberde birleştiğimiz gibi, aynı kitaba inandığımız gibi kardeş olalım…”

Gelin bugün aynı sofrada sevindiğimiz gibi, aynı kıblede buluştuğumuz gibi, aynı Peygamberde birleştiğimiz gibi, aynı kitaba inandığımız gibi kardeş olalım. Bizi birbirimize düşürmek isteyenleri utandıralım. Ayağımıza dolanan bütün tuzakları bozalım. Gelin bugün Taif’teki Muhammed Mustafa gibi bizi taşlayanlara bile ‘Allah’ım onlar bilmiyorlar, sen bağışla onları’ deme büyüklüğünü gösterelim. Gelin bugün Mekke’ye muzaffer bir komutan edasıyla giren Allah Resulünün, kendisine her türlü haksızlığı yapan düşmanlara bugün Yusuf’un kardeşlerine söylediğini söylüyorum; ‘Bugün size kınama bile yoktur. Allah sizleri affetsin. Allah merhametlilerin en merhametlisidir’ diye seslenen Muhammed Mustafa gibi örnek olalım. Gelin bugün şehrin öte yakasından gelen adam gibi, kavminin selametini cennetin eşiğinde bile unutmayan şefkat kahramanı gibi ‘Keşke kardeşlerim de bilse gerçeği, keşke kardeşlerim de cenneti bulsa’ deme erdemini sergileyelim.

“Gelin bugün Bağdatlara, Şamlara, Musullara, Kerküklere, Gazzelere, Asyalara, Afrikalara avuç avuç bayram taşıyalım…”

Ey kalbini bir yağmur bulutu gibi yeryüzünün en bayramsız köşelerine indiren kardeşlerim, gelin bugün Bağdatlara, Şamlara, Musullara, Kerküklere, Gazzelere, Asyalara, Afrikalara avuç avuç bayram taşıyalım. Gelin bugün misakımızı yeniden hatırlayalım yeryüzünde kimsenin burnu kanamasın diye çırpınalım. Başkalarının kurtuluşu için dua edelim. Gelin bugün herkesin kardeşçe yaşadığı, muhteşem bir medeniyetin mirasçıları olarak evvela ülkemizi gül gülistana çevirelim. Kan ve kinle sarsılan dünyaya bir umut adası olalım. Birbirimizi inançlarımızdan, ırkımızdan, dilimizden ötürü hor görmeyelim. Dünyaya kardeşlik örneği sunmaya devam edelim.

“Gelin bugün tüm dünyaya insanların hor görülmediği, kadınların ezilmediği, çocukların üzülmediği bir medeniyet örneği sunalım…”

Geliniz bugün tüm dünyaya insanların hor görülmediği, kadınların ezilmediği, çocukların üzülmediği bir güzel medeniyet örneği sunalım. Hz. Süleyman misali gücümüzü ve imkanımızı karıncayı bile incitmeyecek nezakette kullanalım.

“Gelin şehirlerimizi kavganın değil; kardeşliğin, huzurun, barışın şehirleri yapalım…”

Gelin ecdadımıza layık evlat olmak için çalışalım. Birbirimize kol kanat gerelim. Şehirlerimizi kavganın değil, kardeşliğin, huzurun, barışın şehirleri yapalım. Farklılıklarımızı hoş görelim. Gelin bayram coşkusunu içimizde hissederek, onun muştusunu gönüllerden gönüllere, evlerden evlere, şehirlerden şehirlere taşıyalım. Gelin varlık sebebimiz olan anne babalarımızı, hayatın çilesini birlikte omuzladığımız eşlerimizi sevindirelim. Gelin evlerimizin canlı bayramları olan çocuklarımızı bayramın coşkusuyla tanıştıralım.

“Gelin yüreklerin en ağır yükü olan bütün küskünlüklere bu bayramda bir son verelim…”

Gelin yüreklerin en ağır yükü olan bütün küskünlüklere bu bayramda bir son verelim. Topraklarımıza hicret etmiş kardeşlerimize ensar olalım. Topraklarımızda çaresiz kalmış kardeşlerimize ensar ruhunu gösterelim. Onların yanlarında olalım. Evlerimizde bayramlarımızın sevincini onlarla da paylaşalım.

“Bu bayramda, cennet vatanımız için muazzez canlarını seve seve feda eden şehitlerimizi unutmayalım…”

Yetimlerin, yaşlıların, mahkumların, kimsesizlerin tebessümüyle bayramlarımızı aydınlatalım. Bayramlarımızı yüceltelim. Hastane köşelerinde şifa bekleyenlerin gönüllerini alalım. Bayram yapamayanlara bayram yaptıralım. İslam beldelerinde zorda, darda ve sıkıntıda olan kardeşlerimize dua edelim. Cennet vatanımız için muazzez canlarını seve seve feda eden şehitlerimizi ve bütün geçmişlerimizi unutmayalım. Onları hep rahmetle yad edelim. Bu sabahı bize bayram eden, mekanımızı sevince boyayan rabbimizin hatırını cümle hatırların üzerinde tutalım.

“Bu gök kubbenin altında insanlığın bayram ümidi olduğumuzu unutmayalım…”

Kardeşlerim, bugün birbirimizi tutalım. Birbirimize tutunalım. Ölmüş kardeşliklerimizi yeniden diriltelim. Yaralanmış huzuru onaralım. Bu gök kubbenin altında insanlığın bayram ümidi olduğumuzu unutmayalım. Düşmanlıkları unutalım. Kin ve kan düşmanlığı güdenlerin hesaplarını millet olarak boşa çıkaralım. Kalpleriniz birlik olsun. Muhabbetiniz daim olsun. Ülkemiz ve gönül coğrafyamız huzur bulsun. Bayramınız mübarek olsun. Allah nice bayramlara milletçe huzur ve barış içinde kavuşmayı, ebediyete kadar bu topraklarda bayramlar yaşamayı, bayramlardaki sevinçleri bütün insanlığa taşımayı bizlere nasip etsin.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR