Üst Header Banner Reklam
 
Mermi Kovanı Atmak Organize Ve Planlı Siyasi Hamledir
Bu kuşkumuz doğru çıkar, AKP ile PKK’yı kuytu köşelerde görüşürken yakalarsak; bu vatanı bu iktidara dar ederiz, dünyayı da başlarına yıkarız.
14.06.2016 17:18:47
Bu haber 581 kez okundu
Mermi Kovanı Atmak Organize Ve Planlı Siyasi Hamledir

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, TBMM Grup Toplantısında bugün yaptığı konuşmasında şöyle dedi:

Değerli Arkadaşlarım,

Terör dehşet saçmaya devam ettikçe milletimizin sabrı taşmakta, toplumsal provokasyonların önü açılmaktadır.

Bildiğiniz gibi, 6 Haziran 2016 tarihinde İstanbul Vezneciler’de bomba yüklü bir araç hainler tarafından patlatıldı.

Sonuçta 6’sı polis, 5’i sivil vatandaşımız olmak üzere 11 kardeşimiz şehit oldu.

Bu alçak saldırıyı PKK’nın şehir uzantısı olduğu söylenen TAK isimli cinayet örgütü üstlendi.

Bir gün sonra, bu kez Mardin Midyat’ta sahneye çıkan bölücü caniler, bomba yüklü bir araçla emniyet müdürlüğüne saldırdılar.

Bu saldırıda karnında bebeğini taşıyan polis memurumuz Şerife Özden Kalmış, polis memurumuz Nefise Özsoy ve polis memurumuz Ökkeş Özdemir şehit düştüler.

Yine aynı terör vahşiliği neticesinde, 3 kardeşimiz hayatını maalesef kaybederken, 50 kardeşimiz yaralandı.

Özellikle belirtmek istiyorum ki, Midyat’ta şehit olan polis memurumuz Edirneli Nefise, Kastamonulu Şerife bizlere hiç aklımızdan çıkarmayacağımız bir kahramanlık destanı bırakarak ebediyete göç ettiler.

Bu iki Türk kadını, cesaretin, dirayetin, görev şuurunun, vatan sevdasının sadece cinsiyetle değil, yürekle olacağını ispatladılar.

Dantelli kefen giymediler, kefensiz kara toprağa girdiler.

Başlarını eşarpla kapatıp molotof atan, fistan giyip kahpelik yapan zenne kılıklı gancıklar karşısında, kadınlık onurlarıyla Türk’ün iffet ve namusunu savundular.

Kim erkek, kim mert; kim kalleş, kim namert dünya aleme gösterdiler.

Kadın etek giyer, eğer erkek giyerse ya korkudan ya da sapıklıktandır.

Şehit kadın polislerimiz eteğe saklanmak yerine fitneye meydan okudular; Kandil’de etek diktirip şehirlerde giyen şerefsizlere gerçek anlamda ders verdiler, fistanlarını başlarına geçirdiler.

Şehitlerimizle övünüyorum, hepsine Rabbim’den rahmet diliyorum.

Vezneciler’de bomba yüklü aracın saldırıdan kısa süre önce bir otoparka bırakıldığı, olay günü sabahın erken saatlerinde başörtüsü takan bir hain tarafından alındığı medyaya yansımıştır.

Başörtüsünün 27 Nisan’da Bursa’da düzenlenen terör saldırısından sonra bir kez daha istismar edilerek karalanması meselenin bir başka ağır tarafıdır.

Bombalı araç saldırıdan 35 dakika önce yol kenarına park edilmiştir.

Teröristler, bombalı suikast gerçekleşmeden, kendilerini inşaat halindeki bir otelin çalışanları olarak göstermişler, bölgede keşif çalışması yapmışlardır.

Aslında söz konusu terör eylemi öncesinde tam bir ihmaller zinciri ve güvenlik zafiyeti vardır.

Ve teröristler buldukları her imkanı değerlendirerek ya bomba patlatmakta ya da kurşun atmaktadır.

Hendek ve barikatlara Türkiye’yi sıkıştırmaya kalkışan, canlı bombalarla milletimizin direncini kırmaya yeltenen hainler bilsinler ki; Türk milleti bir ölürse bin dirilir, bin ölürse onbinler, yüzbinler ayağa dikilir.

Teröristler açtıkları fitne çukurlarına eninde sonunda hayalleriyle birlikte gömüleceklerdir.

PKK, doğmamış bebeklerin katilidir.

PKK, emzikli yavruların amansız düşmanıdır.

PKK, yok edilmesi, kökünün kurutulması gereken vatan, bayrak, din ve Türklük hasmıdır.

İdrak ettiğimiz Ramazan ayında cana kıyan, mazlumların ahını alan suç ve cinayet örgütü tetikçilerinin iki dünyası da rezil rüsva olmuştur.

20 Temmuz 2015’ten bugüne kadar; 207’si polis, 346’sı asker, 19’u sivil memur, 17’si korucu olmak üzere şehit düşen 589 vatan evladının kanı yerde kalmamalı, bu hesap mahşere bırakılmamalıdır.

Sakın ola, hükümet terör örgütüyle görüşeyim, buluşayım, yeniden bir çözüm süreci başlatayım ihanetine heves etmemelidir.

Serok Başbakan sabık başbakan olduktan bir müddet sonra, PKK’yla irtibat kurmaya çalıştığına yönelik iddialar kamuoyuna yansımıştır.

Bilhassa geçtiğimiz Nevruz’da AKP ile PKK arasında aracılar mekik dokumuş, Yüksekova operasyonundan önce bir orta yol bulma çabaları gösterilmiştir.

Eğer bu söylentiler, Sayın Davutoğlu’nu karalamak için başlatılmış bir siyasi linç kampanyası değilse, eğer AKP ile PKK şu anda bazı kanallardan temas halindeyse, bilinsin ki, bu hıyanetin altından hiç kimse kalkamayacaktır.

Kuşkumuz odur ki, AKP, PKK ile masaya oturmak için fırsat aramakta, gerekçe oluşturmaktadır.

Başbakan’ın PKK’yı kast ederek, “görüşme teklif ettiler, kabul etmedik” sözleri bizi haddinden fazla işkillendirmiştir.

Bu kuşkumuz doğru çıkar, AKP ile PKK’yı kuytu köşelerde görüşürken yakalarsak; bu vatanı bu iktidara dar ederiz, dünyayı da başlarına yıkarız.

Süreç bitmiş ve gömülmüştür. İhanet müzakerelerinin defin işlemi tamamlanmıştır. En azından söylenenlere inanmak istiyoruz.

Sayın Erdoğan terörle mücadelenin kararlılıkla yürütüleceğini söylerken, Başbakan’da başka bir seçeneği olmadığı için aynı görüşü tekrarlamaktadır.

Şehit haberlerinin kesilmesi, milli bekanın muhafazası, analarımızın tedirgin ve korku dolu bekleyişlerinin son bulması için terör örgütü çökertilmeli, paramparça edilmelidir.

Şehitlerimiz geldikçe, acılarımız ne denli fazla olsa da son görevimizi elbette huşu içinde yapmalıyız.

Çünkü bizi bir millet yapan sevinçlerimizi paylaştığımız gibi, hüznümüzde de aynı duyarlılığı göstermek ve akan gözyaşlarına ortak olmaktır.

Ancak bir süredir CHP Genel Başkanı şehit cenazelerinde protesto edilmektedir.

Meselenin şüphe çekici yanı, protestolara katılan bazı kişilerin poliste sabıka kayıtlarının bulunmasının yanısıra, sosyal medyada hastalıklı ruh hallerini yansıtan fotoğraflarının yayımlanmasıdır.

8 Haziran 2016 Çarşamba günü, Fatih Camiinde şehit cenazesine katılan Sayın Kılıçdaroğlu’nun önüne boş mermi kovanı atılmış, gönderdiği çelenk parçalanmıştır.

Gerilimler Edirne’de de devam etmiştir.

Bu densizlik ve provokatörlüğü hoş görmek, sıradan kabullenmek, geçiştirmek mümkün değildir.

Camide saf tutan cemaati bölmek, birbirine düşürüp hasım etmek bu millete yapılacak en büyük kötülüklerden birisidir.

AKP, bu taşkınlıklara prim vermiştir.

Dün sarayda AKP’li milletvekillerini ve Merkez Karar Yönetim Kurulu’nu toplayıp işlediği Anayasa suçlarına yenilerini ekleyen Cumhurbaşkanı, cami avlularındaki arbedeleri daha da tetiklemiştir.

Aralarında AKP’li ve CHP’li üyelerin de yer aldığı, İnsan Hakları Komisyonuna bağlı Cezaevleri Alt Komisyonunun bazı denetim faaliyetleri kasten çarpıtılmış ve kutuplaşma malzemesi olarak gösterilmiştir.

Türkiye’de cami avlusunda kavga edilirse, namaz kılmayanlara hayvan suçlaması getirilirse, sorarım sizlere, birlikte ve kardeşçe nasıl yaşayacağız?

Cami avlusunda ana muhalefet liderinin önüne mermi kovanı atmak bize göre organize ve planlı siyasi bir hamledir.

Bu edepsizliğin hesabı sorulmalı, işbirlikçileri deşifre edilmelidir.

Kahramanlarımızın aziz naaşlarının önünde kavga çıkarmak, fitneye çanak tutmak PKK’ya hizmetkârlık, şehide ve yakınlarına hakaret, milli ve manevi geleneklerimize küfürdür.

Buna da hiç kimsenin hakkı yoktur.

Bu nedenle herkesi sağduyulu ve soğukkanlı olmaya davet ediyor, siyasi tarafların daha fazla tahrik peşinde koşmamasını, sokaktan medet ummasını ümit ve temenni ediyorum.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR