Üst Header Banner Reklam
 
O Çocukların Alınlarından Öpüyorum
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da dört küçük çocuğun, gönderde bayrak olmadığını görünce, bayrağı öpüp, birbirlerinin üzerilerine çıkarak bayrağı göndere çektiklerini hatırlatarak ''O çocukların da gözlerinden, alınlarından öpüyorum'' dedi.
22.10.2015 01:42:21
Bu haber 680 kez okundu
O Çocukların Alınlarından Öpüyorum

 O Çocukların Alınlarından Öpüyorum

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Diyarbakır'da dört küçük çocuğun, gönderde bayrak olmadığını görünce, bayrağı öpüp, birbirlerinin üzerilerine çıkarak bayrağı göndere çektiklerini hatırlatarak ''O çocukların da gözlerinden, alınlarından öpüyorum'' dedi.

Davutoğlu, TES-İş Genel Merkezi Salonu'nda düzenlenen Türkiye Emekliler Derneği 21. Genel Kurulu'nda, emeklilerin bir toplumun, insanlığın refah ve huzur göstergesinin en önemli öncüleri olduğunu belirtti.

Emeklileri ihmal eden toplumun insan onuruna saygı gösterdiğini iddia etmenin mümkün olmadığını vurgulayan Davutoğlu, "Emeğiyle helal rızkıyla hayatını idame ettirmiş ve onurla bu hayatı sürdürmüş bir emeklinin hayatının son aşamasında ulaşacağı düzey, aslında hepimiz için bir insan onuruna saygının yansımasıdır" diye konuştu.

Türkiye için de emeklilerin toplumsal gelişmenin ve refahın en önemli göstergesi olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, "Eğer bir toplumun refahını, gelir adaletini ve geleceğe bakışını, insan saygısını görmek istiyorsanız, iki kesime bakacaksınız. Birisi, daha üretime katkı aşamasına gelmemiş çocukların ve gençlerin geleceğe nasıl hazırlandığı, diğeri de onurla topluma en iyi hizmeti yapmış olmanın vakarıyla emeklilik aşamasına gelmiş olan emeklilere olan saygı. Emeklilere saygı  göstermeyen topluma ve kendisine saygı göstermemiş olur. Onun için nereye gidersek gidelim mutlaka emeklilere hürmeti, hayatımızın en ahlaki prensibi olarak görmüşüzdür" ifadesini kullandı.

Başbakan olarak emeklilerin arasında bulunmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Davutoğlu, şöyle devam etti:

"İnşallah fırsat buldukça her genel kurulunuza katılmak için özel çaba sarf edeceğim. Sizlerin gözlerinde bitmeyen aşkı, enerjiyi görmek bize motivasyon kaynağı olur. Değerli genel başkanımızı dinlerken, belki hukuken emekli, bedenen kıdemli, yaşlı demiyorum, kıdemli görünebilir, psikolojik olarak ne kadar dinç, her türlü meydan okumaya ne kadar hazır olduğunu bize gösterdi. 'Vatan bizden bir şey emrederse hazırız' dedi. Ses tonuyla, sadece bunu sözle değil, gerektiğinde eylemle gösterebileceğini bir kez daha ortaya koydu. Aslında o bütün emeklilerimizi yansıtıyor. Emeklilerimizin başı dik, vakur yaşaması, değil namerde, merde dahi muhtaç olmadan yaşaması bizim en önemli ilkemizdir. Allah sizi değil namerde, merde dahi muhtaç eylemesin."

"Bir daha bu ülkeyi kimseye muhtaç etmeyeceğiz"

AK Parti'nin son 2002'den bu yana gösterdiği bütün gayretin, Türkiye'yi bir daha namerde muhtaç etmemek için olduğunu belirten Davutoğlu, emeklilerin 2002 öncesinde, tedavi için hastane önlerinde, maaş alabilmek için banka önlerinde uzun kuyruklar oluşturduğu anımsatarak, o kuyrukların artık unutulduğunu bildirdi.

Başbakan Davutoğlu, şöyle dedi:

"Allah o kuyrukları göstermesin emeklilerimize, bir daha o kuyrukları yaşatmasın ama o kuyruklarda son nefesini veren emeklilerimizi biliriz. O kuyruklarda itişmeler, düzene sokmak için neler yaşandığını biliriz. Hastane kuyruklarında neler yaşandığını biliriz. Ekonomik krizi sırasında 2001'de 'Acaba devlet, memur, emekli maaşını ödeyebilecek mi?' diye ne sıkıntılar yaşandığını, nasıl karamsar tablolar üretildiğini, hep yaşadık bunları. Esnafın yazar kasa fırlattığını, emeklilerimizin hayattan bezdiği, gençlerimizin gelecek ile ilgili ümitlerini kaybedip bir an önce yurt dışına kapak atmaya çalıştığı Türkiye'ydi. Bu yüzden namerde muhtaç olmuştuk. Dışarıdan gelecek birkaç milyon doları almak için günlerce müzakere yapan ülkeydik. İşte 2002'den beri bizi motive eden en önemli ve gece gündüz çalışmamıza, aşkla çalışmamıza zemin olan en önemli hedef, bir daha bu ülkeyi kimseye muhtaç etmemek hedefiydi ve muhtaç etmeyeceğiz. Emeklilerimizin hayat boyu sürdürdüğü emek hakkını da koruyarak, onların da duasını alarak bu milleti ne IMF'ye ne de başka bir uluslararası kuruma muhtaç etmeyeceğiz inşallah. Onun için gayretlerimiz bundan sonra da devam edecek."

"Şimdi bakınız, bunların gerçekleşmemesi, bir daha o olumsuz günlerin görüntülerin olmaması için ihtiyaç hissettiğimiz şey, huzur, istikrar, demokrasi, özgürlüklerdir" diyen Davutoğlu, "Bakınız, 7 Haziran'dan sonra ki milletimizin takdiridir boyun eğdik, başımızın üstüne koyduk ve sadece Allah ve millet önünde eğiliriz, ülkeyi yönetim boşluğuna düşürmemek için büyük çaba gösterdik ama ne memurlarımız çiftçilerimiz ne esnafımız ne iş adamlarımız ne emeklilerimiz bir an bile 'bu ayın sonunu nasıl getireceğiz' diye düşünmediler. Çünkü bize güveniyorlardı" değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye'yi bezdirmek için terörü azdırdılar"

Davutoğlu, son dönemde yaşanan terör olaylarına da değinerek, "Dün Van'daydım. Önceki gün Trabzon'daydım. Vatanımızın bütün güzel köşelerini geziyorum. Türkiye'yi bezdirmek için terörü azdırdılar ama ona karşı da mücadeleyi onurla veriyoruz. Ben Sayın Genel Başkan'a bir kez daha teşekkür ediyorum, emeklilerimizin bu mücadelede yanımızda olması çok önemli. Çünkü emeklilerimiz 11 milyonu aşkın kesimiyle Türkiye'nin her yerini her kesimini temsil ediyor, doğusunu, batısını, kuzeyini güneyini. Emeklilerimiz, Türkiye'nin numunesidir, hulasasıdır, başının tacıdır. Ayrım yapmak istendiğinde o ayrımı reddedenlerdir. Emeklilerimiz bu anlamda hepimizi temsil eder. Çünkü evinde emekli olmayan neredeyse hiçbir hane yoktur" ifadesini kullandı.

Teröre karşı mücadeleyi sürdürürken ve Van'da gördü tablonun kendisini çok duygulandırdığını belirten Davutoğlu, "Hepiniz belki izlediniz, bütün Vanlılara teşekkür ediyorum. Hani bazı senaryolar uyduranlar, Türkiye üzerinde operasyon yapma cüretine kalkışanlara ders olacak mahiyette, ezan için konuşmama ara verdiğimde on binlerce Vanlı aynı anda İstiklal Marşı'na başladılar ve bayraklarını dalgalandırdılar. Bu o kadar asil millet ki orada hitap ettim, 120 yiğidin Sarıkamış'a gönderen Van ruhunu hiç kaybetmemiş. Birileri al bayrağımızı toplantı salonlarında dahi dalgalandırmaktan kaçınabilirler. Birileri İstiklal Marşı'ndan bir şey hissetmeyebilirler ama Vanlılar ama Doğulular Güneydoğulular, Karadenizler, Akdenizliler, İstiklal Marşı okunduğunda dalga dalga ne gerekiyorsa onu yapacak şekilde yola çıkarlar. Biz, bu birlik ve beraberliği korumaya kararlıyız" dedi.

Davutoğlu, Diyarbakır'da dört küçük çocuğun, okulda gönderde bayrak olmadığını görünce, bayrağı öpüp başlarına koyduklarını ve boyları yetişmediği için birbirlerinin üzerilerine çıkarak bayrağı göndere çektiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"O sahne Türkiye'nin asla bölünmeyeceğini, asla kardeşin kardeşe kırdırılamayacağını, asla bir daha karanlık günlere geri götürülemeyeceğinin en güzel işareti oldu. O çocukların da gözlerinden, alınlarından öpüyorum. Eğer bizim böyle çocuklarımız ve vatan için tekrar gerekirse her türlü fedakarlığı yapmaya hazır emeklilerimiz varsa, bu ülkenin istikbali parlaktır."

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR