Üst Header Banner Reklam
 
Ülkemizin Bütünlüğüne Kast Edenler, Bu Vatana Ait Değildir
11. Muhtarlar Toplantısı’nda Türkiye’nin tüm bölgelerindeki illerden gelen muhtarlara hitaben bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele sürecine değinerek “Terörü tamamen bitirmek için başlattığımız süreci, gerçekten ümit verici bir noktaya kadar getirdik.
29.09.2015 17:00:52
Bu haber 525 kez okundu
Ülkemizin Bütünlüğüne Kast Edenler, Bu Vatana Ait Değildir

 “Bu Ülkenin Birliğine ve Bütünlüğüne Kast Edenler, Bu Vatana Ait Değildir”

11. Muhtarlar Toplantısı’nda Türkiye’nin tüm bölgelerindeki illerden gelen muhtarlara hitaben bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, terörle mücadele sürecine değinerek “Terörü tamamen bitirmek için başlattığımız süreci, gerçekten ümit verici bir noktaya kadar getirdik. Şehitlerimizin ve sivil kayıplarımızın acıları yüreklerimizi yakıyor. Ama aynı zamanda onların aziz hatıraları bize, daha kararlı, daha kapsamlı mücadele etmemiz için güç veriyor” dedi.

Adana, Adıyaman, Bursa, Erzincan, Gaziantep, Hatay, Karaman, Kahramanmaraş, Kilis, Kütahya, Osmaniye, Sivas ve Trabzon’dan gelen yaklaşık 400 mahalle muhtarı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misafiri olarak Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen öğle yemeğinde ağırlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yemek öncesinde muhtarlara hitaben bir konuşma yaptı. Konuşmasının başında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni muhtarlara kısaca tanıtan ve hizmete açılacak olan yapılarla ilgili bilgiler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yakışır bir külliyenin, milletin hizmetine sunulduğunu, kendisinden sonra bu makama geleceklerin daha iyisini ve daha güzelini ülkeye kazandırmalarını temenni etti.

“HAC FARİZASINI YERİNE GETİREN VATANDAŞLARIMI TEBRİK EDİYORUM”

Hac döneminde Mekke’de meydana gelen vinç kazasında ve izdihamda vefat edenlere, bayramda meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybedenlere, Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hac farizasını yerine getiren vatandaşların tebrik etti, ibadetlerinin kabulü temennisinde bulundu.

Terörün bayram günlerinde de can yakmaya ve can almaya devam ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Güvenlik güçlerimizden şehit olanlar ve yaralananlar oldu. Aralarında çocukların da bulunduğu sivil vatandaşlarımızdan hayatlarını kaybedenler, yarananlar var. Hiçbir kutsalı olmayan, Müslümanların kutsallarına da saygıları bulunmayan bu teröristlerle mücadeleyi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Şehitlerimizin ve sivil kayıplarımızın acıları yüreklerimizi yakıyor. Ama aynı zamanda onların aziz hatıraları bize, daha kararlı, daha kapsamlı mücadele etmemiz için güç veriyor” diye konuştu ve terör saldırılarında vefat eden şehitler ve sivil vatandaşlar için Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralananlar için acil şifa diledi.

“TERÖRE KARŞI OPERASYONLAR ARALIKSIZ DEVAM EDİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içinde ve yurt dışında güvenlik güçlerimizin teröre karşı operasyonlarına aralıksız devam ettiğini ve edeceğini ekleyerek, sözde taziye evlerindeki mühimmat depolarının temizleneceğini, bölge esnafından haraç alınmasına fırsat verilmeyeceğini belirterek, “Bunlar son çırpınışlardır. Bunların üzerine gidip hesabını milletimiz ve şehitlerimiz adına sormaya devam edeceğiz” açıklamasını yaptı.

Salonda Türkiye’nin her bölgesinden muhtar olduğunu ve bu tablonun, Türkiye’nin birlik, bütünlük ve kardeşliğinin en somut örneği olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinin de katıldığı ‘Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses’ mitingine katılan ve ekranları başından iştirak eden vatandaşlara da teşekkür etti ve “Terör örgütünün yoğun bir şekilde eylem yaptığı bölgelerde de, vatandaşlarımızın teröristlere karşı giderek daha yüksek sesle itirazlarını dile getirdiklerini biliyoruz. Umudunu terör örgütüne bağlamış olanların da, yavaş yavaş hayal kırıklığı yaşamaya başladıklarını görüyoruz” dedi.

“TÜRKİYE, KENDİSİNE UZANAN HER DOST ELİNİ SAMİMİYETLE KAVRAYACAK ÖZGÜVENE SAHİPTİR”

Devletin tüm kurumlarıyla, kararlı bir şekilde terör örgütünün üzerine gittiğini ve gitmeye devam edeceğini, milletin de duruşuyla ve iradesiyle buna destek verdiğine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasi ve hak mücadelesiyle; silahın, bombanın, tehdidin, acının ve kanın yan yana olamayacağının bir kez daha görüldüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kendisine uzanan her dost elini samimiyetle kavrayacak özgüvene sahip olduğunu; ancak kendisine silah doğrultanları, ülke içinde paralel yapılar kurmaya çalışanları da, cüretlerine pişman edecek gücü de taşıdığını ifade ederek, “İnsana hak ettiği değeri ve hizmeti vermeden nasıl devleti yaşatamazsanız, devletin bütünlüğünü ve işlerliğini temin etmeden de insanların geleceğini güvence altına alamazsınız” şeklinde konuştu.

Geçtiğimiz 12 yılda Türkiye’nin özgürlük ve demokrasi alanlarında elde ettiği kazanımlara, terör sorununu milletin hayatından bütünüyle çıkarmak için gerçekleştirilen hamlelere değinen ve bunlardan örnekler veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları söyledi: “Terörü tamamen bitirmek için başlattığımız süreci, gerçekten ümit verici bir noktaya kadar da getirdik. Ancak, Suriye başta olmak üzere bölgemizde yaşanan olaylar ile bu sürecin siyasi muhataplarının gerekli iradeyi ortaya koyamamaları, terörü yeniden hortlattı. Tabii biz bu işin arkasında iç ve dış destekleri, varılmak istenen hedefleri, bu amaçla oynanan oyunları, kurulan tezgâhları gayet iyi biliyoruz. Türkiye’nin birlik ve beraberlik içinde sürdürdüğü büyük kalkınma hamlesinden rahatsız olanlar terör örgütünü kullanıyor. Terör örgütü de, tehdit ve tedhişle sindirdiği bölge insanının mağduriyeti pahasına, kendisine biçilen rolü oynuyor. Ancak, ideolojisi gereği uyguladığı tüm vahşete, aldığı desteğe rağmen terör örgütü, bölgedeki vatandaşlarımızdan umduğu desteği bulamadı, İnşallah bulamayacak da.”

“TERÖR ÖRGÜTÜ YERLİ DEĞİLDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütünün güvenlik güçlerinin yanı sıra çocuk, kadın, ihtiyar demeden bölge insanına da alçakça saldırdığını, ambulansları, itfaiye araçlarını, camileri, okulları, işyerlerini ve evleri kurşunlayıp tahrip ettiğini hatırlatarak, böyle bir örgütün, o bölge ve o bölgenin insanı için mücadele etmesinin mümkün olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Milyonlarca Nefes Teröre Karşı Tek Ses’ mitinginde ‘yerli ve millî’ olmanın önemine ilişkin serdettiği cümlelerin tartışıldığına işaret ederek, konu ile ilgili şu açıklamaları yaptı: “Benim bölgede ve ülkemizin dört bir yanında yaşayan her vatandaşım gibi Kürt kardeşlerim de, Zaza kardeşlerim de yerlidir, millîdir, bu ülkenin, bu vatanın öz evladıdır. Tıpkı Türk, Türkmen kardeşlerim gibi, Arap, Boşnak, Laz, Abhaz, Roman kardeşlerim gibi… Terör örgütü ise, kendilerini nasıl gösterirlerse göstersinler yerli değildir; bu ülkenin ve bu milletin bir parçası asla değildir. Hangi adla, hangi kisveyle olursa olsun ülkemizin kazanımlarına saldıranlar, birliğine, bütünlüğüne kast edenler bu vatana ait değildir. İsterlerse parlamentonun içinde olsunlar…Bakın Hamburg’da toplantı yapıyorlar. Orada Trinidad’ın Japonya’nın bayrağı var, Türkiye’nin bayrağı yok. Hani bayrakla sorununuz yoktu? Kimi aldatıyorsunuz. Sizin bayrakla da devletle de milletle de sorununuz var”

YERLİLİK VE MİLLÎLİK KAVRAMLARININ ÖNEMİ

Aynı şekilde, terör örgütüne dolaylı ve doğrudan destek veren yayın organlarının sahiplerinin de bu tavırlarıyla yerli olmadıklarını gösterdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un en mutena köşelerinde yaşıyor olmak, holdinglerin, kıymetli mülklerin sahibi olmak yerli ve millî dairesinde bulunmanızı sağlamaz” değerlendirmesinde bulundu.

Kendileri veya ataları Türkiye toprakları dışında doğmuş milyonlarca kişinin yerli ve millî olduğuna; ancak tavrıyla, tutumuyla, imkânlarıyla, en önemlisi de kalbiyle bu coğrafyadan, bu milletten kopmuş olanların yerli ve millî olarak görülemeyeceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onlar, gönülleri nereye meylediyorsa, yaptıkları işlerle nereye hizmet ediyorlarsa işte oraya aittirler” dedi. Yerlilik ve millîliğin, köken, meşrep ve siyasi sınırların her türlü farklılığın ötesinde bir anlayış olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu idrak edemeyip meseleyi günlük siyasetin parametreleri içine hapsederek, ihtiyaç duyulan birlik, beraberlik, kardeşlik iklimini zehirlediğini kaydetti.

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR